CHP İl Başkanı Devrim Dural yaptığı açıklamada"Türkiye Taşkömürü Kurumu işçi sağlığı üzerinden kurumlar arası çekişmelere kurban edilemez! 9 Ocak 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez Müesseselerinde yapılan denetimler sonucunda “geçici iş durdurma” yönünde rapor düzenlenmiştir. Gerekçe olarak havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli sistemlerinde otomatik devreye girecek ikinci bir enerji kaynağının bulunmadığı iddia edilmiştir.
Ancak kamuoyunun bilmesi gereken çok ciddi sorular vardır: Bu eksiklikler ilk kez mi 9 Ocak 2026’da ortaya çıkmıştır? Eğer bu tespitler doğruysa, maden işçilerimiz yıllardır can güvenliği olmayan bir ortamda mı çalıştırılmıştır? Yıllardır denetimlerden geçen, olumlu raporlar alan bu işletmelerde eksiklikler bir gecede mi oluşmuştur? Daha da önemlisi; Mayıs 2025 tarihli raporlarda benzer tespitler yapılmış olmasına rağmen, bugüne kadar neden herhangi bir iş durdurma kararı alınmamıştır? Eğer risk bu kadar hayatiyse, neden aylarca görmezden gelinmiştir?
Kararın alınmasında sorumluluğu olmayanlar; madenciler, emekçiler ve Zonguldak halkıdır. Sorumluluğu olanlar ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve özetle Zonguldak’a şaşı bakan, şehrimize hizmet etmeyen, TTK’yı görmezden gelen AKP iktidarıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak altını kalın çizgilerle çiziyoruz: İşçi sağlığı ve iş güvenliği tartışmasız her şeyin önündedir. Ancak işçi sağlığı, bürokratik çekişmelerin, yorum farklılıklarının ve sorumluluk atma yarışının aracı haline getirilemez.
Türkiye Taşkömürü Kurumu; Bu ülkenin sanayisinin kurulmasında lokomotif olmuş, Enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahip,On binlerce emekçinin alın teriyle ayakta duran vazgeçilmez bir kamu kurumudur. TTK; İş bilmez yöneticilerin, Birbiriyle çelişen denetim anlayışlarının, Sorumluluktan kaçan bürokratların çarpışma alanı değildir. Buradan açıkça soruyoruz: Eğer ortada hayati bir risk varsa, bunun sorumluluğu neden bugüne kadar taşınmamıştır? Eğer ortada yorum farkı varsa, neden bedeli üretimle, emekle ve kamu zararıyla ödetilmektedir? Cumhuriyet Halk Partisi olarak çağrımız nettir: İşçi sağlığını gerçekten esas alan, Kurumlar arası uyumu sağlayan, Bilimsel, şeffaf ve tutarlı denetim anlayışı derhal hayata geçirilmelidir. Ne maden işçisinin canı, Ne de Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun itibarı bu beceriksizliğe kurban edilemez."