Bir babanın çaresizliği!

Zonguldak’ın Mithatpaşa Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası Hayri Arı, ailesine bakabilmek için devletten iş istiyor.

Bir babanın çaresizliği!
11 Şubat 2020 Salı 15:59

Zonguldak’ın Mithatpaşa Mahallesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası Hayri Arı, ailesine bakabilmek için devletten iş istiyor.

Geçimini özel maden ocaklarında kömür kazarak kazanan Hayri Arı, 2008 yılında geçirdiği kalp krizi nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldı. Tedavi olduktan sonra ailesine bakabilmek için birçok iş başvurusu yaptı ama her defasında olumsuz cevap almanın üzüntüsü içinde evine döndü. Tek dayanağı olan eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşanan birçok olumsuzluklara göğüs germeye çalıştı. Şimdi tek isteği öğretmenleri tarafından başarılı öğrenci olarak gösterilen çocuklarını okutup devlete, millete, vatana hayırlı bireyler olmaları için, evine aş getirebilmek için çalışabileceği bir iş.

Hangi kapıyı çalsam elim boş evime dönmek zorunda kaldım devletimden iş istiyorum diyen iki çocuk babası Hayri Arı, derdini şu sözlerle anlattı:

HAYATTAN TEK BEKLENTİM ÇOCUKLARIMI OKUTMAK

“2008 yılına kadar özel ocaklarda üretim işçisi olarak çalışıyordum. Ama 2008 senesinde kalp krizi geçirdim ve tedavi olmam gerektiğinden işimden ayrılmak zorunda kaldım. Allah’a şükür tedavimi oldum şuanda bir rahatsızlığım yok sağlığım yerine geldi. Ama o zamandan bu güne bir işe girip çalışma ortamım olmadı. Hangi kapıyı çalsam elim boş evime dönmek zorunda kaldım. Ben sağlığım yerindeyken kömür madeninde üretim işçisi olarak çalışıyordum o nedenle maden sektörü bünyesindeki yerüstünde iş bulamadım. Mesleğimin dışında da birçok yere iş başvurum oldu ama onlardan da sonuç alamadım. Evliyim 2 çocuğum var büyüğü 14 küçüğü 13 yaşında. Hayattan tek beklentim bir işe girip çocuklarımı okutmak, onları mağdur etmemek, onlara iyi bir hayat güzel bir gelecek sunabilmek. Kış ayları ile birlikte soğuk havalar başladı. Allah devletimizden razı olsun kömür yardımı alıyoruz ama yeterli olmuyor. İşim olmadığından dışarıdan da kömür alamıyorum. Eşim ve çocuklarımla beraber sobanın olduğu odada kalıyoruz. Kömür olmadığından çevreden topladığım odunları yakarak ısınıyoruz.

KİMSEDEN PARA İSTEMİYORUM İŞ İSTİYORUM

Allah razı olsun komşularımız ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bakkala borcum vardı bir komşum ödedi. İHH Derneğinden bir sefer yardım kumanyası aldım. Ama bunlar anlık çözümler ben kalıcı çözüm istiyorum! Devlet büyüklerimden iş istiyorum. Kimse hayatını mağduriyetler içerisinde geçirmek istemez. Kimse çoluk çocuğunun eline 3 kuruş harçlık veremeden okula göndermek istemez. Öğretmenleri çocuklarımın başarılı öğrenci olduğunu söylüyor ama benim elimden bir şey gelmiyor bu da beni kahrediyor. Hayatta tek dayanağım eşim ve çocuklarım. Eşim ve ben önümüze çıkan imkansızlıklarla yaşamaya alıştık ama çocuklarım alışmasın okusun devlete, millete, çevresine hayırlı insanlar olsun. Çocuklarım vardan da anlıyor yoktan da! Yok deyince seslerini çıkartmıyorlar olunca zaten evlatlarımdan bir şey esirgemiyorum. Evimin geçimini valilikten 2 ayda bir aldığımız 100 lira ve 3 ayda bir aldığımız 150 lira çocuk yardımı parasıyla sağlıyorum. Günde bir seferde 4 kişilik sıcak yemek geliyor. Ara sıra geçici işler çıkıyor oralarda çalışıyorum. Ben kimseden para istemiyorum iş istiyorum. İşim olursa çalışırım borçlarımı öderim, evimi geçindiririm, kömürümü de alırım. Yeter ki bir işim olsun.” Haber: Seçkin KIRARSLAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.