TÜRKİYE’DE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM DURUMU VE GÜNDEMDEKİ ACİL SORUNLAR


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 26 Kasım 2019, 10:43

Dünya nüfusundaki göreceli artışla birlikte, artan tarım ve gıda ürünleri ihtiyacının karşılanmasında, yoğun girdili tarımsal uygulamalar önem kazanmıştır. Bu durum, konvansiyonel tarım olarak adlandırılan üretim şeklinin yaygınlaşmasını hızlandırmış tır.Tarımda yoğun girdi kullanımına dayanan hızlı değişim, tarım sal üretimin daha az işgücüyle yapılabilmesine olanak sağlamış, ancak zamanla konvansiyonel tarımdan kaynaklanan önemli çev resel maliyetlerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur.Bir taraf       tan da yoğun kimyasal girdi kullanımının yol açtığı çevresel sorunlar, doğal kaynakların kendini yenileyebilir olduğuna dair varsayımlar nedeniyle, uzun süre dünya gündeminden uzak kal mıştır. Çevresel sorunların uzun vadede öngörülen etkileri küresel nitelikte olup, bu durum sosyal ve ekonomik sorunları beraberin de getirmektedir. Doğal kaynakların tahrip olmasıyla birlikte, tarımsal ürünlerde dışa bağımlılık, kırsal alandan kentlere göç, kırsal toplum özelliğinin yok olması, kırsal ve kentsel nüfus dengesizliğinin artması gibi başlıca sorunlar ortaya çıkmaktadır. Konvansiyonel tarımla gündeme gelen bu sorunlar, gelecek nesiller için doğal kaynakları koruyan ve çevreye zarar vermeyen tarımsal üretim tekniklerinin kullanıldığı sürdürülebilir tarım anlayışını ortaya çıkarmıştır. Tarım ve çevre arasında dengeli bir ilişkinin varlığını açıklayan sürdürülebilir tarım, doğal kaynak ların gelecekte de yarar sağlayacak şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır.

                                 *      *       *

Sürdürülebilir tarım konusunun dünyada önem kazanmasıyla birlikte, son yıllarda bu konuda yapılan bilimsel çalışmaların sayısında artış olmuştur. Sürdürülebilir tarımın tanımını, prensip lerini ve dünyadaki gelişimini kavramsal olarak ortaya koyan çalışmaların yanı sıra, özellikle sürdürülebilir tarımı çevresel, ekonomik ve sosyal etkileriyle ele alan çalışmaların sayısı artmıştır. Sürdürülebilir tarım sistemlerinden biri olan iyi tarım uygulamaları konusunda da çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda; iyi tarım uygulamalarına yönelik politikalar, çift çilerin tutum ve davranışları, iyi tarım uygulamaları yapan ve yapmayan işletmelerin çeşitli yönlerden karşılaştırılması gibi konular artık günümüzde öne çıkmaya başlamıştır.Hal böyle iken,

Ülkelerin beslenme ve rekabet gücü kazanmalarına yönelik üretimlerini arttırma çabaları, tarımda yoğun girdi kullanımının giderek artmasına yol açmıştır. Dünyada yoğun girdi kullanımına dayanan konvansiyonel tarıma gösterilen bu ilgi uzun yıllar devam etmiştir. Ancak konvansiyonel tarımdan kaynaklanan çevresel sorunların ortaya çıkmasıyla, kimyasal girdi kullanımı nın sürdürülebilir tarım üzerindeki etkileri tartışılmaya başlanmış tır. Bunun sonucu olarak konvansiyonel tarımın zararlı etkilerini azaltmak amacıyla, sürdürülebilir tarım sistemlerinden biri olan iyi tarım uygulamaları önem kazanmıştır.

                                 *      *       *

Özellikle son gelinen noktada Türkiye’de gıda güvenliği ve yok sulluk sorunlarının tam olarak çözülememesi, çevresel konuların gündeme gelmesini ve buna bağlı olarak iyi tarım uygulamaları nın yaygınlaşmasını geciktirmiştir. İyi tarım yapan üretici sayısı ve uygulanan alana göre, Güneydoğu Anadolu bölgesi ilk sırada yer almaktadır. İnsan sağlığı ve çevrenin korunması göz önüne alındığında, diğer illerde de iyi tarım uygulamalarına yönelik çift çi bilincinin artırılması gerekmektedir.Bu yöndeki iyi tarım uygu lamalarının yaygınlaşmasında verilen desteklerin önemli olduğu bir gerçektir. Ancak çiftçilerin alışılagelmiş üretimlerini bırakma ları, iyi tarım uygulamaları desteğinin işletmeler için ekonomik avantaj sağlamasına bağlıdır. Bu nedenle Türkiye’de konvansiyo nel tarımdan iyi tarım uygulamalarına geçen işletmelerde, gelir deki değişimin analiz edilip, desteklerin bu sonuçlar çerçevesinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Zira ekonomik olmayan hiçbir üretim faaliyetinin sürdürülebilir olmasını beklemek ger çekçi olmayacaktır.

                                 *      *       *

Sonuç olarak, Türkiye’de iyi tarım uygulamalarında ürün ve üreti ci sayısının artırılmasında,iyi tarım uygulamaları desteğiyle birlik te bu ürünlere olan pazarın da genişletilmesi gerekmektedir. İyi tarım ürünlerini konvansiyonel ürünlerden ayıran özelliklere dik kat çekilerek, tüketici bilincinin artırılmasında reklam faaliyetleri önemli oranda etkili olacaktır. Bu kapsamda televizyon başta ol mak üzere kitle iletişim araçlarının kullanılması, çok sayıda tüketi ciye daha kısa sürede ulaşma imkânı sağlayacaktır. Türkiye’de iyi tarım uygulamalarındaki gelişmeler sonucu, artan üretimle birlik te iç ve dış pazarlara daha sağlıklı ve güvenilir ürünler sunulacak tır. Bununla birlikte iyi tarım uygulamalarında kimyasal girdi kul lanımına getirilen kısıtlamalarla, doğal kaynaklar korunacak ve gelecek nesiller için sürdürülebilir bir üretim arzı da garanti altına alınmış olacaktır.Bu kapsamda tarım sektöründeki öteden beri sü     regelen sorunlar yumağına bakıldığında;Devlet teşvik sisteminin     gereği gibi verimli kullanılması yerine popilizmle eşleşen israf zihniyetiyle hareket edilmesi hem Ülke ekonomisine hem de ta     rım sektöründe çalışan çiftçilere zarar vermektedir.Öte yandan da        tarım girdilerinin temininde önemli yer tutan finans ayağının Dev    let yerine aracı-tefeci denilen tekelci kesime bırakılması ise Türk     tarımına asıl darbeyi vurmaktadır.Halkın gerek tarım sektörü nez   dinde gerekse hayvancılık sektörü ilişkili ucuz ve kaliteli gıda tü ketebilmesi için öncelikle yapılması gereken şey; tarım ve hayvan       cılık girdilerine gerçek anlamdaki teşvikler yanında süreci üretim başlangıcımdan tüketiciye ulaşıncaya kadar iyi takip edebilecek denetimle desteklenen bir sistemin kurulmasıdır.Bunun dışındaki         sadece söylemde kalan herşey sadece günü geçiştirmeden öteye de gitmeyecektir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.