TÜRKİYE’DE ANA MUHALEFET VE KOKOFONİ EDEBİYATI


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 10 Şubat 2020, 11:22

Öncelikle okuyucularımız açısından “kokofoni”       kelimesinin sözlük anlamını açıklayalım;arka planda fazla gürültünün bulunması nedeniyle iletilmek iste nen mesajın (ses) etkin biçimde algılanamaması soru nu..”şeklinde kısaca belirtilebilir.Literatürümüzdeki    ana muhalefet işlevine baktığımızda ise modern demokratik siyasi sistemlerde iktidarın denetlenebil mesi açısından demokratik siyasal muhalefet genel pozisyonda büyük önem arz etmektedir. Partiler demokrasisinde politik muhalefet, meşru enstrüman larla demokratik siyasal yapının tahkim edilmesini mümkün kılar.Siyasal muhalefet, eleştirellik kapasi tesi ile iktidara yapıcı bir politik vizyon tayin etme potansiyeli ile inşai bir etkinliktir. Siyasal muhale fet, iktidar pratiklerinin konformist kuşatıcılığına karşı geliştirilen bir politik imkândır. Bu politik im kânı kullanabilme becerisi, demokratik siyasal muha lefetin etkinlik düzeyini gösterir. Bu yönüyle iktidar ile muhalefet partileri arasında çevrimsel bir tamam layıcılık ilişkisinden de söz edilebilir.

                       *      *       *

Bu anlamda temel amacı iktidara gelmek olan siyasi partilerin etkin ve rekabetçi bir siyasal mücadele ortamı var etmesi demokrasinin temel niteliğidir. İktidar ve muhalefet kanatlarıyla birlikte demokratik siyasetin güdükleşmesi üzerine ortaya çıkan boşluk, apolitik vesayetçi aygıtların varlık bulmasına yol açar. Bu bakımdan iktidar partisinin doğrudan yö   tebilme; muhalefet partilerinin ise denetleyebilme kapasitesi demokratik siyasal sistemin güvencesidir. Halkın taleplerini hem iktidara iletmek hem de prog ramlarına almak durumunda olan muhalefet partile ri yapıcı bir aracılık işlevi ile mükelleftirler.Bunun tersine seçilmiş iradeyi gayrimeşru yollarla alaşağı ederek iktidarı ele geçirme çabası ise mevcut anla mını yitirirken tamamen yıkıcılık olarak tanımlan maktadır. Yıkıcılığı değil, yapıcılığı esas alması gereken demokratik siyasal muhalefet, bunu uygun araçlarla gerçekleştirmek durumundadır.Burada esas    olan ana muhalefetin işlevsel nitelikte olmak üzere       iktidar otoritesinin yaptığı ya da tekrarladığı yanlış ları halka en uygun şekilde anlaşılır bir dille mesaj   şeklinde veririken; en müsait alternatifi de göstere   bilmelidir.

                       *      *       *

Günümüz şartlarına göre bu durumu vurgulamak ge   rekirse; gerçek anlamda demokrasi, bir toplum için

deki bütün çıkarların ve arzuların sadece ifade edil mesiyle değil aynı zamanda iradelerin oluşumun da politik sürece dahil edilmesiyle işlemeye başlar. Dü şünce çeşitliliği veya düşünceler arasındaki rekabet sadece bu anlamda destekleyici bir rol oynar ve hatta demokrasinin kalıcılığını (istikrarını) sağlar. Böylece demokrasinin kalıcılığı için mevcut muhalefet, hükü met üzerine bir bakıma kontrol fonksiyonu yürütmüş olur. Bir devlet içinde ki bütün politik güçler aynı dü şünceyi temsil ederler se demokrasi zaten kendisini feshetmiş durumda demektir.Esasen demokrasi uzlaş ma ve çelişme arasındaki ilişki sayesinde hayat bulur ve birbirleriyle çatışan çıkarların temsili olanağının ve buna ilişkin problemlerin halledilmesi için en uy gun devlet şeklidir.

                       *      *       *

Sonuç olarak,muhalefet işlevinin etkinliği halkın or  tak sorunu durumundaki problemlerine kesin çözüm   bulabilme becerisine bağlı bulunmaktadır.Sadece ve sadece ana muhalefet kokofonisi anlayışıyla muhale   fet yaptığını zannetmek aslında aldanıma uğramak    tan başka bir şey değildir”.Örneğin çok basit bir misal    vermek gerekirse 60-65 yaş üstü kesimler için halk    otobüslerinden ücretsiz yararlanmalarını kısıtlayan     AKP siyasi otoritesinin bu kesim için sabah ve akşam     için tam bilet uygulaması konusunda bir tek söz bile   etmemesi” muhalefetin geldiği noktayı açıkça göster     memesi manidar bir durumdur.Diğer taraftan AKP’     Siyasi Otoritesinin bir taraftan bazı kesimlere %95-100 arası vergi indiriminde bulunarak hassasiyet gös terirken;60-65 yaş üstü kesimler için güya tasasrruf amaçlı verilen hakkı kısmen geri almak istemesi de doğru değildir.Bu açıdan gerçekte kayıt dışı alanlar dahil, popilist amaçlı dağıtılan nakti yardımlarla bir ya da iki aylık geliri olduğı halde ödenen bakım para sı uygulamalarına baktığımızda; israf noktasında ta sarruf edilebilecek o kadar çok unsur bulunmaktadır ki,önemli olan bütün bunları tespit ederek Devletin   omuzlarındaki yükü bu şekilde hafifletebilmektir.     

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.