TÜRKİYE EKONOMİSİNDE SON DÖNEMDE KIRILGANLIĞIN NERESİNDEYİZ?


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 28 Aralık 2019, 13:10

Ülkemizin iktisadi gidişatı ile ilgili veri durumdaki parametre lerin zaman zaman tartışılıma pozisyonuna geldiği bir dönem    de en fazla gündeme gelen soru”geleceğe yönelik olmak üzere önü    müzü görebilmek adına seçeneklerimiz ne olabilir?Soru suna ve   rebileceğimiz yanıtlardan biri de;CDS risk primi. Ül kelerin kredi borçlanma maliyetlerini artıran risk primine İngi lizce olarak CDS (Credit Default Swap) şeklinde tanımlanmak tadır.Türkçe'de CDS' e Kredi Risk Primi veya Kredi Temerrüt Takası denilebiliyor.Bu açıdan CDS bir tür sigorta poliçesidir. Aynen diğer bildiğiniz si gortalarda olduğu gibi, belli bir ücret karşılığı ödenmeme olasılı ğı na karşı risk sigorta ediliyor.Yatı     rımcıların bir ülkenin yatırım araçlarıyla ilgili nasıl bir risk al gısına sahip olduğunu gösteren en temel göstergelerden biri   CDS değeridir.Ülkeye ilişkin risk algısı artığında CDS oranla     rı da yükselir.CDS,Yabancı yatırımcının bir ülkenin mali duru mu hakkında bilgi edinmesini sağlar.CDS primi,ülkelerin eko    no  mik ve politik risk faktörlerine göre her gün hesaplanarak değişmektedir.Değer düşük ise bu iyi anlama gelir, yüksek ise kötü anlama gelir. Genelde BİST 100 yatırımcı ları ile Döviz yatırımcıları son dönemde CDS değerine göre yatı rımlarına    yön vermektedirler.Risk algısının azaldığı yani CDS oranları    nın düştüğü dönemlerde ise BİST 100 endeksi yükseliyor.     BİST 100 endeksinin risk algısıyla bu kadar paralel hareket et   me sinde, borsadaki yabancı yatırımcının payının yüksek olma   sı da rol oynuyor.Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin (GOÜ) yatı rım araçları genel olarak riskli yatırım araçları olarak algı    lanır. Bu nedenle risk algısının arttığı dönemlerde borsadan çıkışlar yaşanır veya girişler zayıflar. Aynı şekilde Türkiye'        ye ilişkin be lirsizliklerin veya risk algısının arttığı dönemler     de kurdaki yükse lişin ardından BİST 100 endeksinde düşüş yaşandığı izlniyor.

                         *       *        *

Risk algısının düşük olduğu veya sermaye akımlarının yüksek ol duğu dönemlerde ise TL cinsi yatırım araçlarına yatırım yap mak isteyen yabancı yatırımcıların ilk olarak TL satın alarak yurt içi piyasaya giriş yapması ile Dolar veya Euro'da düşüş yaşanıyor ve bu BİST 100 endeksine ise yükseliş olarak yansıyor.

Kredi Temerrüt Takası (CDS) değeri hesaplanırken Ülkenin GSYH büyüme oranı, cari denge/GSYH, ihracat/GSYH, ithalat/GSYH, ihracat büyüme hızı, faiz oranları ile risksizhaldeki faiz oranı, borç/GSYH, borç/ihracat, rezervler/borç, rezervler/it halat, rezervler/GSYH, reel döviz kuru, dış borç, hükümet gelir leri, ha ne halkı borcu, GSYH, kişi başı risk iştahı, enflasyon ora nı, işsiz lik oranı, siyasi istikrar, temerrüt geçmişi, hisse senedi piyasasın daki dalgalanma gibi çok karmaşık veriler ve değişken ler baz alınır.

                         *       *        *

Sonuç olarak,Ülke ekonomisindeki seyir durumunu en ciddi ola      rak yansıtan bir gösterge olarak tanımlanan CDS risk primi verisi bu yönden üzerinde önemle durulması gereken bir konu olup;son etaptaki Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi 2019 yılında en dü şük 278.99 değerinde, en yüksek ise 506.1 değerinde olmuştur.   Nitekim Kasım 2019’da protesto edilen toplam 67 bin adet sene din parasal tutarı 1,6 milyar Tl.olurken, 2019 yılının Ocak-Kasım döneminde protestolu senet sayısı 855 bin, senet tutarı 19,4 mil yar TL oldu. 2019 Ocak-Kasım dönemi itibarıyla, geçen yılın aynı dönemine göre protesto edilen senet adedi yüzde 1, senet tutarı ise yüzde 16 arttı. Kasım ayı itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre, protesto edilen senet adedi ve tutarı ise sırasıyla yüz de 29 ve yüzde 19 azaldı. 2019 yılı Ocak-Kasım döneminde, adet olarak en fazla senedin protesto edildiği ilk 5 il sırası ile İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Bursa oldu. Tutar olarak, Türkiye gene linde protesto edilen senetlerin yüzde 28’ini İstanbul ilindekiler oluştururken, bunu yüzde 10 ile Ankara, yüzde 6 ile İzmir, yüzde 4 ile Konya ve yüzde 3 ile Antalya izledi. Protesto edilen senet tutarının en düşük olduğu iller ise Tunceli, Bayburt ve Hakkari oldu. Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2019 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 6 azalarak, 197 bin kişiye geriledi. Ocak-Ekim döneminde ise 2018 yılının aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 1.316 bin kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2019 yılının ilk on ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında artarak 745 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 19 oranında artarak 893 bin kişi oldu. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi üyesi kuru luşlar tarafından kullandırılan nakdi krediler Ekim 2019 itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3 artarak 2.701 milyar TL oldu. Temmuz ayında başlayan toparlanma Ekim ayında da de vam etti.Bu tablonun iyileştirilebilmesi için de mutlak şekilde zaman geçirilmeden önlemler alınması gerekiyor.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.