TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KONKORDATO FURYASI YENİDEN GÜNDEMDE


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 27 Haziran 2020, 13:02

Geçmiş yıllardan 2018-2019’da iş dünyasında bir numaralı konu başlığı olan konkordatolar, Covid-19 kısıtlamaları biter bitmez yeniden gündeme düştü.Son bir ayda erkek giyim markası Lufian, deri sektöründe Kırcılar Deri, Denizli’de Asil Bakış ve Sembol Dış Ticaret, Türkiye’nin önde gelen entegre halı üreticilerinden Bursa merkezli Sofiteks’in de konkordato talebinde bulunduğu kayıtlara geçti.Bilindiği gibi tüm dünyada etkili olan koronavirüs salgını birçok sektörde olduğu gibi deri sektöründe de taşları yerinden oynattı. Türkiye’nin en köklü deri şirketleri arasında yer alan Kırcılar Deri konkordato başvurusu yaparken, sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde bu tarz gelişmelerin daha fazla görüleceğine dikkat çekti. Deri İhracatçıları Derneği Başkanı Mustafa Şenocak, sektörde en sıkıntılı alanın deri konfeksiyonu olduğunu açıkladı. Bu kısmın geleneksel pazarları olan eski Sovyet ülkelerinde de sıkıntıların sürdüğünü anlatan Şenocak,“Deri konfeksiyonu turizm sektörü ile de çok bağlantılı. Bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin satışlarında turistler yarıya yakın paya sahip.Hem iç pazarda hem de ihracatta yaşanan sıkıntılar bu alanı derinden etkiledi.Sıkıntıya giren firmalar var. Önümüzdeki dönemde konkordato haberlerini duymaya başlayacağız. Bize de haberleri geliyor” değerlendirmesinde bulunduğu görüldü.

                               *        *         *

Bu kapsamda Denizli24 habere göre, Denizli’de korona virüs ile mücadele kapsamında normalleşme adımları atılırken, bu süreçte ilk konkordato ilan eden şirket de belli oldu. Asil Bakış ve Sembol Dış Ticaret şirketleri tarafından yapılan başvuru Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kabul edildi. 2 şirkete 3 aylık geçici koruma verildi. Haberkimde yer alan özel habere göre, konkordato talep eden şirketler listesine bu kez tekstil devi Sofiteks Tekstil San. Ve Tic. AŞ, konkordato talebi ile Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurdu. 13 Mayıs günü yapılan başvuruda mahkeme 20 Mayıs günü verdiği ara kararla, konkordato sürecinde uyulması gereken şartları sıraladı. Geçtiğimiz yıllardan 2018 Ocak ayında konkordato sayısı sadece birdi. Şubat’ta üç konkordato ilanına çıkılırken, Mart'ta böyle bir talep olmadı. 2018 Nisan’ındaki yedi konkordatodan sonra sayılar büyümeye başladı.

                                     *        *         *

Ticaret Sicili Gazetesi’ nden derlenen verilere göre 2018 yılının tümünde bin 94 olan konkordato sayısı 2019 yılında 899 oldu. 2018 Aralık ayında yapılan yasal düzenleme ile konkordato ilanı zorlaştırıldı ama yine de tam olarak frenlenemedi. Bir başka deyişle Ağustos ayındaki kur patlaması öncesinde de şirketlerin ekonomik sıkıntıları başlamıştı. 2018 yılı Mayıs ayında 28, Haziran’da 34, Temmuz’da 35, Ağustos’ta 46, Eylül’de 73 konkordato sayısına ulaştı. Kur patlamasının piyasalarda etkisinin görülmeye başladığı Ekim’de 252, Kasım’da 336, Aralık’ta 279 şirket konkordato ilan etti. Konkordato ilan eden toplam bin 993 şirketin bin 236’sı Limited şirket, 622’si Anonim şirket statüsünde. 129 gerçek kişi ticari işletmesi konkordato ilan ederken, üç kollektif şirket ve üç kooperatif de aynı yola başvurdu. Başvuruları kabul edilip konkordato için geçici süre verilen bin 993 şirketten bin 061’inin geçici mühlet süresi uzatılırken, 257 şirketin geçici süre talebi ise mahkemelerce reddedildi. Geçici mühlet verilen şirketlerden bin 243’ü için kesin mühlet verilmesi kabul edildi. 56 şirketin kesin mühlet uzatımına gitmesi kabul edilirken, 74 şirketin ise kesin mühlet uzatım talebi kabul edilmedi.

                                   *        *         *

Sonuç olarak, mahkemelerin talebi kabul etmesi için gereken şartları ğırlaştıran siyasi otorite, bir yandan da şirketlerin bankalardaki batık kredilerinin yeniden yapılandırılmasına çalıştı. Batık kredi sorununa karşı hem yeniden yapılandırma kararları çıkardı hem de kamu bankaları kanalıyla kredi atağı başlatıp, piyasaları rahatlatmaya gayret ettiği izlendi. Son dönemde, tartışmalı yöntemler kullanılıp, kurlarda da görece istikrar sağlayarak ekonomik aktivitenin bir miktar artması sağlandı ancak piyasalardaki ekonominin kalıcı istikrarı konusunda hala güven oluşturulabilmiş değil. Bu nedenle ekonominin hala bıçak sırtında bir dengede gittiği, iç ve dış siyasi risklerin devam ettiği de söylenilebilir. Konkordato süreci, uzmanlara göre ortalama 23 aylık süreyi kapsıyor. Şirketlerin bu süreçte durumlarını düzeltip ödemelerine başlayabilmeleri genel ekonomik gidişattaki koşullar ve özgün koşullarına bağlı.Koronovirüs kovid-19 pandemisinin geldiği son noktada alınan önlemlerin gevşetilmesiyle ilgili pandemi vakalarındaki artışlar ise 1.dalganın devamı niteliğinde algılansa da toplumsal manadaki idrak durumuna bakılırsa ünümüzdeki son bir haftalık pandemi vakalarındaki artış seyri tekrar alınması muhtemel tedbirleri gündeme getirebilir.Çok tabii olarak siyasi otorite tarafından olası konkordatoların önünü kesmek için bir kısım önlemler de uygulama konusu olabilir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.