TCMB’NIN MART AYI FİYAT GELİŞMELERİ RAPORU       VE ENFLASYONDAKİ SON DURUM


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 08 Nisan 2021, 11:02

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mart ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 1,08 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 16,19 olduğunu açıklamasının ardından yayımlanan TCMB'nin Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’ na göre enflasyondaki yükseliş enerji, hizmet ve temel mallardan kaynaklanırken, gıda grubunda enflasyon geriledi. Gıda enflasyonu taze meyve ve sebze fiyatları öncülüğünde martta bir önceki aya kıyasla yavaşlarken, işlenmiş gıda enflasyonundaki güçlü artış eğilimi bir miktar hız kesmekle birlikte devam etti.Temel mal enflasyonunda ise dayanıklı tüketim malları dışındaki sektörlerdeki gelişmelerle yukarı yönlü seyir korundu. Üretici fiyatları başta petrol ve endüstriyel metaller olmak üzere uluslararası emtia fiyatlarındaki yükseliş, Türk lirasında yakın dönemdeki görünüm ve bazı ürünlerde süregelen arz sıkıntılarının etkisiyle güçlü bir artış kaydederek yükseliş eğilimini sürdürdü.Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları artarken, eğilimleri bir miktar gerilese de yüksek seviyesini korudu. B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları, martta sırasıyla 0,57 ve 0,67 puan artarak yüzde 17,49 ve yüzde 16,88 düzeyinde gerçekleşti.Yıllık tüketici enflasyonuna katkının enerji grubunda 0,38 puan, hizmet grubunda 0,21 puan ve temel mal grubunda 0,17 puan arttığı, gıda ve alkol-tütün-altın gruplarında ise sırasıyla 0,15 ve 0,03 puan azaldığı görüldü.

      *        *         *

Bir taraftan da Hizmet fiyatları, martta yüzde 1,26 yükselirken,grup yıllık enflasyonu 0,82 puan artarak yüzde 12,56 ora   nında gerçekleşti.Yıllık enflasyon lokanta-otel,haberleşme ve diğer hizmetlerde artarken, kira ve ulaştırmada görece yatay seyretti. Salgın tedbirlerinin hafifletilmesiyle yemek hizmetlerinde daha belirgin olmak üzere, lokanta-otel fiyatlarında belirgin artışlar gerçekleşti. Faaliyetin kesintiye uğradığı zaman zarfında biriken maliyet baskısına ek olarak, kapasite sınırlamaları ve talep yönlü unsurların bu gelişmede etkili olduğu değerlendirildi. Gerçekte Yurt içi üretici fiyatları, martta yüzde 4,13 ile belirgin bir oranda yükselirken, yıllık enflasyon 4,11 puan artarak yüzde 31,20'ye ulaştı. Üretici fiyatlarındaki bu yükselişte, emtia fiyatlarında süregelen artışların, döviz kuru gelişmelerinin ve arz kısıtlarının etkisi hissedildi.Bu duruma göre kur şoklarından kaynaklı girdi maliyetlerindeki artışların geldiği noktada fiyat artışlarının önümüzdeki aylara da kademeli şekilde yansıması kaçınıl maz gözüküyor.

      *        *         *

Bu kapsamda TCMB’nın Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu     dikkate alındığında;”Enerji fiyatlarındaki artışta rafine edilmiş petrol ürünleri mart ayında da yüksek katkısıyla olumsuz ayrıştı. Dayanıklı tüketim mallarında mobilya fiyatlarındaki artışlar bu dönem de sürdü. Et ürünleri, katı-sıvı yağlar gibi gıda kalemleri ile ilaçlar ve diğer tekstil ürünleri dayanıksız tüketim mallarını sürükleyen kalemler oldu. Bu gelişmelerle, tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar güçlenerek devamettiği de değerlendirildiğinde;fiyat artışla    rının  yukarı yönlü yapışkanlaşma temelinde olması durumu daha da vahim hale getiriyor. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri incelendiğinde,ara malında yüzde 37,72, dayanıklı tüketim malında yüzde 29,68, dayanıksız tüketim malında yüzde 23,98, enerjide yüzde 23,27, sermaye malında yüzde 27,31 artış yaşanması ise yapışkan haldeki fiyat artışlarının açıkça devam  edeceğine işaret ediyor.

        *        *         *

Sonuç olarak, kovid-19 pandemi vakalarındaki göreceli artış larla döviz kuru bazında bir türlü önlenemeyen kur şoklarının birleşimiyle belirsizliklerin giderek arttığı bir ortamda;ayrıca jeopolitik ve jeostratejik iç ve dış değişkenlikler de dikkate alındığında;makroekonomik baskılamanın diğer risklerle birleşmesi ise durumu daha kritik hale getiriyor. Bu çerçevedeki Ekonomist Doç. Dr. Oğuz Demir’in değerlendirmesine göre;    “Türkiye’de döviz kurlarında denge fiyatları çok kısa vadeli ve politik meselelerden çok etkilenmesi nedeniyle öngörülmesi oldukça güç oluyor. Enflasyondaki kur geçişkenliği de en önemli sorunlarımızın başında geliyor. Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon hedefi %9,7 seviyesinde. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde fiyatlarda yaşanacak artış ile %18’leri göreceğimizi ifade etmiştim.Eğer kurda başka ataklar ve mevcut seviyelerin daha üzerinde denge fiyatları oluşursa yıl sonu Merkez Bankası hedefinin çok uzağında bir enflasyon ile karşı karşıya kalabiliriz. Bir de tabii özellikle ABD ve AB’de enflasyon endişelerinin de yıl sonuna doğru bugüne göre daha yüksek olacağını tahmin edebiliriz. Tüm bunlarla birlikte hem bu yılki %9,7 hedefi hem de takip eden yıllar için %5 hedefinin bugünkü şartlarla baktığımızda mümkün olmadığını söylemeliyim. Yıl sonunda iyimser ihtimalle %14 civarında bir enflasyon, kötümser bir olasılıkla da %20 civarında bir enflasyona sahip olabiliriz.”yanıtını veriyorsa da, belirsizliklerin halen de vam ettiği bir ortamda muhtemelen %20 lerin üstünde bile çıkabilir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.