Ramazan ayında öğünlerin sayılarının azalması ve saatlerinin belirli olması ile yaşanan beslenme değişikliğinden en çok sindirim sistemi etkileniyor. Hızlı yemek, yanlış beslenmek, fazla gıda alımı gibi durumlar mide rahatsızlıklarıyla birlikte kabızlığı da beraberinde getirebiliyor.

Memorial Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Koray Tuncer, Ramazan ayında sindirim sistemini sağlıklı tutmanın yolları hakkında bilgi verdi.

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle vücutta bazı değişiklikler meydana gelebilmektedir. Kan şekeri düşüklüğü, diyabetik hastalarda kan şekeri dengesinin bozulması, tansiyon düşüklüğü, fenalık hissi gibi durumların yanında yanlış alışkanlıklar nedeniyle sindirim sistemi problemleri sıklıkla artabilmektedir. Besin alımındaki değişimler kabızlığa eğilimi artırırken, hızlı yemek yemek, mideye bir anda yüklenmek halihazırdaki gastrit, ülser ve reflü hastalarının şikayetlerinde artışa neden olabilmektedir.

YEMEKTEN SONRA HEMEN UYUMAYIN

Sindirim sisteminde hassasiyeti olanların da olmayanların da Ramazan ayında oruç tutacaklarsa besin alımlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Örneğin sahurda yemek yerine, kahvaltılık ürünler tercih edilmelidir. Sahurda işlenmiş etlerden ziyade, lifli gıdalardan, kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmek hazımsızlık sorunlarını ve kabızlığı önleyebilmektedir. Ekmek tercih edilecekse de tam buğday, siyez veya çavdar ekmeği tüketilmelidir. Sahurdan hemen sonra yatılması reflü şikayetlerini artırabileceğinden, yemekten en az 1 saat sonra yatmaya özen gösterilmesi gerekmektedir.

HIZLI DEĞİL YAVAŞ YİYİN

İftarda bir anda yemeğe yüklenilmemelidir. Orucu hurma veya zeytinle açmak mideyi rahatlatacaktır ayrıca kan şekerinin yavaş yavaş yükselmesini sağlayarak vücudun dengesinin kurulmasına yardımcı olacaktır. Yiyecekler arasında mola vermek hazımsızlık, şişkinlik hissinin oluşmaması için önemlidir. Bunun yanında mide sorunu yaşamamak adına ağır, kızarmış, yağlı yiyeceklerden, hamur işlerinden, şerbetli tatlılardan uzak durulmalı; sebze ağırlıklı, fırında ya da ızgarada pişmiş et, tavuk veya balık eşliğinde iftar yapılmalıdır. İftar ve sahur arasında su tüketimine kabızlık yaşamamak adına dikkat edilmelidir. İftar yemekleri çok hızlı değil, en az 45 dakika en çok 1 saat süre içinde yenmelidir. Yiyecekler yavaş yavaş ve iyi çiğnenmelidir. Hızlı yemek tüketimi şişkinliğe ve hazımsızlığa neden olmaktadır.  Ayrıca iftarda porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. İftar ve sahur arasında az az sık sık yemeye dikkat edilmelidir.

İFTARDAN 1,5 SAAT SONRA HAFİF BİR TATLI TERCİH EDİLEBİLİR

İftarda tatlı tüketilecekse yemeğin hemen ardından yenmemelidir. Tatlı için iftardan 1.5 saat sonra zaman ayrılmalıdır. Tercih edilecekse ya sütlü tatlılar ya da kuru meyvelerle kuru yemişler porsiyon miktarına dikkat edilerek tüketilmelidir. Bunun yanında iftar sonrasında egzersizin önemi büyüktür. İftardan 2 saat sonrasında hafif bir yürüyüş tercih edilebilir.

ÇAY VE  KAHVEYİ ÇOK SICAK İÇMEYİN

İftar sonrasında oruç tutan herkes genellikle çay ve kahve tüketimine geçmektedir. Çay ve kahvenin miktarı artırılmamalı; bu içeceklerin çok sıcak içilmemelidir. Sıcak içecekler yemek borusunda hasara neden olarak reflü şikayetlerini artırabilmektedir. Bu durum iftardaki yiyecek ve çorbalar için de geçerlidir. Bu yiyeceklerin de çok sıcak tüketilmemesi gerekmektedir.