KÜRESEL EKONOMİLERDEKİ BELİRSİZLİKLER VE RESESYON OLGUSU


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 25 Eylül 2019, 02:11

Özellikle son dönemde Avrupa Merkez Bankasının negatif faiz vermesi yönündeki kararı geleceğe yönelik beklentilerin kötü olduğunu bu da insanların harcama yapma isteklerinin azalma sına neden olabileceği kuşkularını arttırıyor.Bu açıdan küresel belirsizliklerin artmasından dolayı ons altın 1513.53$’a yüksel miş durumda. Brent petrol 64.94$’a yükselirken WTI ham pet rolü de 58.70$’dan alıcı buluyor. Ticaret savaşı belirsizliğine    ve Hong Kong protestolarına paralel olarak Asya piyasaları karışık açıldılar. Avusturalya ve Hindistan endeksleri pozitif işlem görürken diğer endeksler satış baskısı altında seyirlerini koruyorlar.Türkiye ekonomisi kapsamında TL varlıkları ise haftayı %0.10 gerileyerek 100236,70 TL’den kapattı. Sanayi endeksi %0.38 gerilerken bankacılık endeksi %0.04 değer kay betti. Son değer kaybıyla beraber endeks 5,10 ve 20 günlük üstel hareketli ortalamalarının altına düştü. 50, 100 ve 200 günlük üstel hareketli ortalamalarının üzerinde olması endeksin yukarı yönlü trendimi koruyabilir. Fakat, aralarındaki farkın ufalmaya devam etmesi trendin gücünün de azalma olasılı ğının kuvvetlen diğini belirtiyor. 2 senelik TL faizi %15 ve 10 senelik TL getirisi %14.45’ten fiyatlanıyorlar. Dolar/TL 5.7309 ve Euro/TL 6.3128’ e alıcı buluyor. Küresel belirsizliklerin artmasına paralel olarak endeks zaman içinde değişebilir.

                            *       *        *

Diğer taraftan da Euro bölgesindeki ekonomik gelişmeler,Türki ye'nin ana ihracat pazarı olması nedeniyle zaten büyümeye geç mekte zorlanan Türkiye ekonomisi için de büyük önem taşıyor. IHS Markit tarafından Pazartesi günü açıklanan verilere göre Almanya’da bileşik PMI Eylül’’de 49.1 oldu. Bloomberg anke tine katılan 18 Ekonomistin beklenti aralığı 51-52.2 medyan beklenti ise 51.5 olarak gerçekleşmesi yönündeydi.Markit eko nomisti Phil Smith, veriyi Alman endüstrisinin 2009 finansal krizinden beri gördüğü en kötü gerileme olarak değerlendiri    yor. Endeks, Ağustos ayında 51.7 seviyesinde gerçekleşmiş bir önceki yılın aynı ayında ise 55 olmuştu. Yeni siparişler üçüncü ayda da art arda daralmasını sürdürerek Ağustos’taki 47.9’luk seviyeden 45’e indi ve Eylül 2012’den bu yana en düşük seviye sine geriledi. Böylece, Almanya’nın özel sektörü imalat sanayi indeki daralma ile neredeyse yedi senenin dibine ulaştı.Gözler yeniden düşüşte olan Alman ekonomisine destek atmak için hazırlık içinde olduğu bilinen “mali teşvik” haberlerine dönmüş durumda. Euro Bölgesi’nde ekonomik büyüme, imalat sektörün deki düşüşün hizmet sektörüne yayıldığına ilişkin sinyaller ile birlikte üçüncü çeyreğin sonunda neredeyse durma noktasına geldi.Euro Bölgesi’nde imalat PMI aynı dönem de 45.6 ile da ralmayı işaret ederken 47.3’lük medyan beklentisinin altında gerçekleşti. Ağustos verisi 47.0 seviyesindeydi. Hizmet sektörü verisi ise 53.5’ten 52.0’ye geriledi.Aslında bu beklenti 53.3 idi.

                              *       *        *

Dolayısı ile bu durum Euro bölgesindeki resesyonun(durgun luğun) geldiği noktayı göstermesi bakımından oldukça dikkat çekici.Bu açıdan IMF Dış ilişkiler Direktörü Rice, ticari geri limlerin küresel imalat sektöründe 2007-2008 global finansal krizinden bu yana görülmemiş bir zayıflıkla karşı karşıya olan dünya ekonomisini etkilemenin henüz başında olduklarını vur gularken;ABD ve Çin arasındaki süregelen ticaret savaşının  2020 yılında küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)'yı yüzde 0.8 azaltabileceği uyarısı yapıyor. Rice, dünyanın en büyük iki ekonomisinin uyguladıkları ya da uygulama tehdidinde bulun  dukları gümrük tarifelerinin gelecek yıllarda daha fazla kaybı tetikleyebileceğini öngördüklerine de dikkat çekiyor.Rice, ayrıca ticari gerilimlerin küresel imalat sektöründe 2007-2008 global finansal krizinden bu yana görülmemiş bir zayıflıkla karşı karşıya olan dünya ekonomisini etkilemenin henüz başında olduklarını vurguluyor.

                                *       *        *

Sonuç olarak, ABD ile Çin arasında uzun süredir devam eden tica  ret savaşlarının etkileri 2 ülkenin makro verileri üzerinde görülme  ye devam ederken, ABD ile Çin arasındaki ticaret de gittikçe azalı yor.ABD ile Çin arasındaki dış ticaret hacmi, ağustosta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,3 azalarak 47,7 milyar dolara geriledi. Çin hükümeti ve Çin Merkez Bankası (PBoC), ticaret sa vaşlarının etkilerini azaltıcı önlemler almaya devam etse de ABD ile olan ticaret azalışını sürdürüyor. Çin'in dış ticaret verilerine göre, ülkenin hem global hem de ABD özelinde ticaret hacmi düşüş eği liminde hareket ediyor.ABD Başkanı Donald Trump,geçen ay,300 milyar dolarlık Çin ürününe yüzde 10 ilave vergi konulacağını du yurmuş, daha sonra bazı ürünlerde bu vergileri belirli bir süre erte lediğini açıklamıştı. Analistler, Trump'ın, bu kararı ABD'de artan resesyon beklentileri üzerine aldığını belirterek, aralık ayına kadar ek vergi olmadan alınabilecek ürünlerin ticaretinde önemli artış yaşanacağı beklentisinin boşa çıktığını açıklıyor.Geçen hafta açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri de Çin' de yavaşla yan ekonomik aktiviteyi gözler önüne seriyor. Çin'de ÜFE, ağus tosta yüzde 0,8 azalarak son 3 yılın en keskin düşüşünü gerçek leştirmiş oldu. Çin'de araç satışları da 14 aydır düşüş tren dinde   hareket ediyor. Araç satış ları ağustosta geçen yılın aynı dönemi     ne göre yüzde 6,9 azaldı. Ülkede, imalat Satınalma Yöne ticileri Endeksi (PMI) verisi 2 ay ara dan sonra 50,4 seviyesine yükselse   de analistler, bu seviyenin Çin'in ihtiyaç duyduğu ivmeyi sağla makta yetersiz olduğunu vurguluyor.Kısacası ticaret savaşlarının dahil olan ülkeler açısından kazananı da olmayacak.Mamafih bu arada da resesyon tehdidinin siyasal ve jeopolitik değişkenlerin hakim olduğu ortamda küresel ekonomilerle beraber gelişmekte  olan tüm ülkeleri etkilemesi de kaçınılmaz gözüküyor.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.