Kıdem tazminatı!...


Meryem Demir

Meryem Demir

Okunma 04 Temmuz 2020, 12:45

2003 yılında hayata geçirilen 4857 sayılı İş Yasası’nda yer almasına karşın aradan geçen 17 yıldır tasarı olmaktan öteye gidemeyen ve sürekli olarak önümüze konulan, daha sonra kaldırılan kıdem tazminatı fonu yine gündemde.

Kıdem tazminatı, çalışanlar açısından bir hak olmasına rağmen, sürdürülemez bir sorun haline gelmiş durumda.

Kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemeyle ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak, en başta gelen görevimizdir. Amacımız işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır.

'İşveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya bu konuyu kendi aranızda halledin' diyoruz. Aranızda çözmeyip bizi zor durumda mı bırakmak istiyorsunuz?

İşçi-işveren çözmeyip kabineye bırakıyorsa art niyet vardır..."

Bir araya gelip bu sorunu çözmesi gereken sendikalar yıllardır nerede?

İşçinin alınteri, göz nuru, gelecek kuşakların hakları, 90 yıla yaklaşan bir işçi hakkı hiç kimsenin insafına bırakılamaz. Hukuk devletinde haklar insaf ile değil, kanun hâkimiyeti ile güvence altına alınır.

Milyonlarca çalışan şu soruyu sormalı: "Ben kıdem tazimatımı alabilecek miyim?"

"Evet alabileceğim" diyebilecek kaç kişi var?

- Öncelikle tazminat alabilmek için aynı işyerinde bir yılı doldurmak gerekiyor.

- Kendi istek ve kusurunuz dışında işten çıkartılmanız gerekiyor.

- İstifa (birkaç istisna hariç) etmemiş olmanız gerekiyor.

- Kıdem tazminatı alabilecek şekilde ayrılsanız bile işverenin ödeyip ödemeyeceği belli değil…

Türkiye'de çalışanların yüzde 86'sı kıdem tazminatını yukarıdaki sebeplerden dolayı alamıyor.

İş mahkemelerinde arabuluculardaki dosyalara bakarsanız neredeyse tamamına yakını tazminat ile ilgili…

İşverenler sigorta primlerini aksatıyor diye sosyal sigorta sisteminden vazgeçilebilir mi?

Şüphesiz hayır!

Ne yapılması lazım?

Prim ödemeyenlerin üstüne gitmek ve bu primleri söke söke almak.

Vergisini ödemeyen işverenler yüzünden kamu hizmetinden vazgeçilebilir mi? Hayır.

İşveren ücreti geciktiriyor ve ödemiyor diye ücret hakkı ortadan kaldırılabilir mi? Elbette hayır.

Kıdem tazminatı emekçinin alın teri ve geleceğidir. Çocuklarının nafakasıdır. Bu hakka kimsenin el atmaya hakkı yoktur.”

Peki, bu sorun ortadayken çalışanların haklarını savunup sorunlarını çözmek için kurulan sendikalar nerede?

Bunun için işçilerden aidat almıyorlar mı…?

Sevgiyle kalın!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.