KADINA ŞİDDET


Şaban YILMAZ

Şaban YILMAZ

Okunma 27 Kasım 2019, 10:37

Zonguldak’ta  25 Kasım da  uluslararası adı konulan  ‘’ Kadına yönelik şiddete uluslararası mücadele ve dayanışma günü ‘’ ile ilgili bir çok etkinlik oldu.

Türkiye’ de ve dünyada   bir çok etkinlikler oldu.

Birleşmiş Milletler tarafından 1999 yılında ilan edilen bir gün.

Bugün ise bizler.

Kadına şiddet ile yazı kaleme alalım dedik.

Kadına kalkan eller kırılsın.

Kadın Anne’dir.

Çocukları büyütendir.

Bugüne geldiğimizde

O kadar çok kadın cinayeti ile karşılaşıyoruz ki,

Hangi birini sayalım.

Şiddet.

Darp.

Yaralama.

Öldürme.

Haberci ve gazeteci olarak hepsini görüyoruz.

Yaşıyoruz.

Bugün bir çok kadın sığınma evi var.

Zonguldak’ ta da var.

Erkek olduğunu düşünen ve varsayanlar

Kadına el kaldırıyor.

Kendi iç problemlerini.

Zaman zaman erkeklik sorunlarını.

Şiddet ile gidererek.

Tatmin oluyorlar.

Kadına el kaldıran.

Şiddet uygulayan .

Bu tür erkeklerin en önemli sorunu olduğunu bilim uzmanları söylüyor.

Kendi erkeklik sorunlarını, güç gösterisi ile kapatmaya çalışıyorlar.

Bunlar da ülke geneli biliniyor.

Görülüyor.

Altta yatan ana sebeplerden birisi olarak bu dediğimiz  gösteriliyor.

Erkeklik sorunu.

Cinsel öge tatminsizliği.

Maalesef pek çoğunda biraz araştırılınca bu dediğimiz tespitler neredeyse yüzde 90 seviyesinde.

Peki çözüm var mı?

Toplumda bazı erkek geçinen tipler, neden bu şekilde kadına şiddet uyguluyor.

Ego tatmin ediyor.

Şiddet uyguluyor.

Darp ediyor.

Can yakıyor.

Güç gösterisi yapıyor.

Yaralama da pek çok.

Öldürmeyi de zaman zaman görüyoruz.

Bir de özellikle .

Ekonomik sorunlardan boşanan pek çok çift var.

Aile var.

Veya evine bakmayan .

Aile yuvasını koruyamayan.

Anlaşmayan.

Pek çok çift olduğunu biliyoruz.

Bu durumda evlilikler genelde boşanma ile sonlanıyor.

Aile mahkemeleri bunun için var.

Tabi ki, ortada  bu evliliğin bir de çocuklar oluyor.

Aslında en olumsuz durumda bu.

Buna rağmen.

Çocuklar ailesiz büyüyebiliyor.

Anne veya babadan yoksun büyüyor.

Tabi ki bu durumda toplumsal sorun teşkil ediyor.

Ayrılan eşler.

Özellikle erkekler.

Boşandıkları eşlerinin ayrılmasını.

Kabullenemiyor.

Ve kendilerinde hak buluyorlar.

Sonunda da bu durum.

Önce kavga.

Şiddet.

Takip edilme.

Ve yaralamalı saldırılar.

Ölümle biten sonlarla bitebiliyor.

Bu durumda kadın cinayeti olarak adlandırılıyor.

Ülkemizde yakın zamanda 400 kadın cinayeti işlendi.

Her yıl.

Her ay.

Her gün.

Kadın cinayetleri ile karşılaşıyoruz.

Bu konuda cezalar çok ağır.

Daha da ağır olmalı.

Bu sorun kökünden bitmeli.

Kadına kalkan eller kırılsın.

Toplumdan ayrı tutulsun.

Gerekirse. Toplum dışında kalsınlar.

İşlerinden atılanlar.

Sabıka dosyalarına işlensin.

Hiçbir iş faaliyeti verilmesin.

Bu tür erkekler her ortamdan dışlanmalı.

Psikopatlık arkasına sığınarak.

Kendilerini haklı göstermeye çalışan erkeklik müsveddelerine artık nihai çözüm bulunsun.

Bu konuda tüm kesimlerce  ortak karar alınıp.

Bu konuda vahşi eylemlerde bulunanları.

Bir şekilde pasifiz edip.

Yalnızlaştıralım.

Şiddet gören kadınlarımıza da sahip çıkalım.

Evlilik nikahına son veren kadınlarımıza da her zaman iş ortamı veya başka konularda destek olalım.

İnşallah Türkiye bu sorunu hep birlikte.

Hep beraber.

Çözer.

Çözmeli.

Devletimiz bu konuda çok kararlı.

Toplumda çok kararlı olursa.

Sorunda çözülür.

Şiddet, darp, yaralama ve öldürme teşebbüsünde bulunanlarda en ağır cezaya  mahkum olur.

25 Kasım dünya kadına şiddet gününün 20 yılında yeni kadın cinayetleri olmasın diyoruz.

Aileler parçalanmasın.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.