Türk Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Şahin Ören, aşısını olmayan öğretmen ve diğer okul çalışanlarının PCR testi uygulaması nedeniyle dayatmaya maruz kaldıklarını söyledi.

İnsanlar korkuyla yönetilemezler diyen Ören, “Eğitim-Öğretimin başladığı bir zamanda bu şekilde bir dayatmanın öğretmenin moral ve motivasyonunu düşürdüğü kanısındayım” dedi.

PCR testi ve aşının dayatma olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Türk Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Şahin Ören, konuşmasına şöyle devam etti:

DAYATMALAR ÖĞRETMENİN MORAL VE MOTİVASYONUNU DÜŞÜRDÜ

“Eğitim Çalışanları son bir haftadır PCR testi ve aşı konusunda çok ciddi dayatma ile karşı karşıya. Bunu Türk Eğitim-Sen olarak ilkesel anlamda doğru bulmuyoruz. Her türlü dayatma ve zorlamanın sendika olarak karşısındayız. Geçtiğimiz hafta okul müdürlerinin Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüzle yaptıkları toplantılarda aşısını olmayan, PCR testi yaptırmayan öğretmenlerin önce okullara alınmayacağı, gerekirse ücretli öğretmenlerle eğitime devam edileceği akabinde PCR testi yaptırmayan öğretmenlerin okullara alınacağı fakat derse sokulmayacağı gibi çok sansasyonel bilgiler dolaştı. Bunlar birde Milli Eğitim kaynaklı dolaştı. Ancak ortada resmi bir yazı olmayınca toplantıda okul müdürleri aldıkları emir ve talimatları öğretmenlere Whatsapp guruplarından yaydılar. Yaklaşık bir haftadır telefonlarımız susmuyor. Öğretmenlerde “beni okula alacaklar mı, almayacaklar mı? Bir sıkıntı yaşayacak mıyız? Okula alınsam bile dersime girebilecek miyim?” gibi korku yaşadı. Bu korkuyu öğretmenlere yaşatmaya kimsenin hakkı yoktu. İnsanlar korkuyla yönetilemezler. Eğitim öğretimin başladığı bir zamanda bu şekilde bir dayatmanın öğretmenin moral ve motivasyonunu düşürdüğü kanısındayım.

HİÇBİR GÜÇ ÖĞRETMENİN OKULA GİRMESİNİ ENGELLİYEMEZ

Örnek verecek olursak; Bir lisenin 800 öğrenci mevcudu var. Bu okulda yalnızca 5 öğretmen PCR testi yaptırmamış diğer öğretmenlerin tamamı yaptırmış. Ama okulda yaşları 15 ila 18 arasında değişen 800 öğrenci var. Bu öğrencilerin hiçbirinden test istenmiyor. Eğer bu 5 öğretmen toplumsal bağışıklık problemini bozacaksa o zaman Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda haklıdır. Ama diğer taraftan 800 öğrenciden PCR testi istemiyorsunuz. Bu öğrenciler bulaşı artırmayacak mı? Dolayısıyla bu durum gerçekçi olmaktan uzaktır. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. İnsanların vücut bütünlüğüne dokunma noktasında suç unsuru teşkil etmektedir. Hiçbir güç öğretmeni sınıfa sokmama noktasına getiremez. Hiçbir güç öğretmenin okula girmesini engelleyemez. Bu anayasal bir suçtur. Süreç devam ederken ve sürecin sonuçları henüz belli olmamışken insanların tedirgin olması PCR testinden, aşıdan kaçınması son derece doğaldır.

HES KODU UYGULAMASINI ÖNERİYORUZ

Bu sürecin ülke genelinde nasıl geçtiğini bilmiyorum ama Zonguldak’ta biraz sert geçtiğini düşünüyorum. Öğretmenlerimizin moralini bozduğunu düşünüyorum. Bu yüzden PCR testi ve aşı dayatma olmaktan çıkarılmalıdır. Mutlak suretle HES uygulamasına geçilmelidir. Öğretmen zaten öksürse doktora giden kişiler, ülkemizin aydın insanları. Sağlığına dikkat eden insanlar. Bu aydın insanlara zorla test yapmak, metazori şeklinde dayatmak insan hakları anlamında da doğru değildir. Bu nedenle biz HES kodu uygulamasını öneriyoruz. Bu tip okula almayacağız, okula alsak ta derse sokmayacağız gibi korkuya dayalı yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bu konuda hukuki altyapımız hazır. Eğer okula alınmayan arkadaşımız varsa, okula alınıp derse giremeyeceksin gibi zorlamaya maruz kalan arkadaşımız varsa sendikamızı arasınlar. Gerekli hukuki girişimlerde bulunacağız. Türk Eğitim-Sen zor zamanlarda sendikalısının yanında olan bir sendikadır. Biz hiçbir zaman eğitim çalışanlarını zor zamanlarında yalnız bırakmadık bu konuda da onları yalnız bırakmamız mümkün değildir.” Haber: Seçkin KIRARSLAN