Hayat çizgimiz: Orman ve Su

TEMA Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan, Her yıl Mart ayının sonunda küresel olarak kutlanan Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile Dünya Su Günü kapsamlarında TEMA Vakfı bu iki doğal varlığın, özellikle salgın döneminde unutulmaması gereken önemine dikkat çekti.

Hayat çizgimiz: Orman ve Su
22 Mart 2021 Pazartesi 14:56

TEMA Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan, Her yıl Mart ayının sonunda küresel olarak kutlanan Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile Dünya Su Günü kapsamlarında TEMA Vakfı bu iki doğal varlığın, özellikle salgın döneminde unutulmaması gereken önemine dikkat çekti.

Aydan açıklamasında, “Doğal ormanların korunmasının ve tahrip edilen orman alanlarının yeniden ormanlaştırılmasının gelecekte karşılaşılacak salgın risklerini azaltacaktır; Su stresi çeken ülkemizde salgın döneminde alınan tedbirler kapsamında suyun değerinin bir kez daha anlaşıldığını umuyoruz.

Orman ve su ilişkisi; Dünya karasal alanının %30'unu oluşturan ormanlar akarsu akışlarının %60'ını sağlıyor. Bu da içme sularımızın büyük bölümü ormanlardan geliyor demek. Ormanların tahrip edilmesi bölgeyi daha kurak hale getirirken, suyla taşınan organik madde ve toprak nedeniyle suyun kalitesi bozuluyor.Ormanlar sağlığımızı güçlendirirken, salgın hastalık riskini de azaltıyor” diyerek şunları söyledi:

“Ormanlara yakın olan insanların, ormanlardan uzak olanlara kıyasla daha uzun ömürlü olduklarına ilişkin araştırmalar vardır. Geçmiş yıllara göre dünyada orman tahribatı azalmakla birlikte ne yazık ki hala alarm seviyesinde yüksek. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre son 5 yılda dakikada yaklaşık 20 futbol sahası büyüklüğünde orman alanı tahrip ediliyor.

TÜRKİYE SU STRESİ ÇEKEN BİR ÜLKEDİR

Ülkelerin yeterli suya sahip olup olmadığının değerlendirilmesinde  Falkenmark göstergesi kullanılmaktadır. Bu  göstergeye göre yıllık kişi başına yararlanılabilir su miktarı 1.700 m3’ten fazla olanlar su stresi olmayan, 1.000-1.700 m3 arasında olanlar su stresi çeken, 500-1.000 m3 arasında olanlar su kıtlığı olan, 500 m3‘ten az olan ülkeler ise kesin su kıtlığı çeken ülkeler sınıfında yer almaktadır. Türkiye, 2020 yılı kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 1.350 m3 oranı ile su stresi çeken ülke konumundadır. Ancak su havzaları arasında, mevcut nüfus ve yararlanılabilir su miktarı bakımlarından büyük farklılıklar vardır. Türkiye’nin bir an önce Su Kanunu’na ulaşmasını umut etmekteyiz.” (Haber Merkezi)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.