EKONOMİDE RESMİ KAYITLARA DA GEÇEN KURAKLIK VE ATAK İÇİN BEKLEYEN ENFLASYON


Ahmet KIZILYAR

Ahmet KIZILYAR

Okunma 10 Aralık 2020, 10:20

Öteden beri zaman zaman ulusal basınımızda gündem olan Anadolu’da yaşanan kuraklık resmi kayıtlara da girdi. Türkiye’nin birçok yerinde değişen şiddetlerde hüküm süren meteorolojik kuraklık gelinen noktada bu suretle de tescillen    miş oldu. Eğer bu gidişle yeni yıla kadar yeterli yağış düşmezse 2020 son 5 yılın en kurak yılı olacak. Meteoroloji en çok ve en az yağış alan illeri de çıkardı. En çok yağış alan 5 ilden 4’ü zaten bol yağışlı olan Doğru Karadeniz’de. En az yağış alan 5 ilin tamamı ise İç Anadolu Bölgesi’nde bulunuyor. Bu kapsamda CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’in soru önergesine yanıt veren Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bu yıl ülke genelinde düşen toplam yağış miktarının 15 Kasım itibarıyla 445 mm. olduğunu, bu değerin uzun yıllar normal değerlerinin(462 mm.)yüzde 3.7 altında kaldığına işaret ederken;Pakdemirli 2015 ve 2016 yılı yağışlarının birbirine oldukça yakın gerçekleştiğini, en yağışlı yılın ise 2018 olduğunu bildirdi. 2018’den sonra yıllık yağışlarda bir azalma görülmesine karşın 2020 yılı henüz tamamlanmadığından sağlıklı bir yorum yapılamayacağını dile getiren Pakdemirli, “Eğer 2020 yılının geri kalan bölümünde yeterli yağış düşmezse 2020 yılı son 5 yılın en kurak yılıolabilir” değerlendirmesinde bulunması da işin vehametini ortaya koyuyor.

    *       *        *

Bu çerçevede Pakdemirli’nin verdiği bilgiye göre 15 Kasım itibarıyla en yağışlı 5 il sırasıyla Rize, Trabzon, Giresun, Artvin ve Şırnak. En yağışlı 4 il Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunuyor. En az yağış alan 5 ilin tamamı İç Anadolu Bölgesi’nde. Bu iller şöyle: Kırşehir, Kırıkkale, Çorum, Ankara ve Yozgat. Pakdemirli, depolama tesislerine gelen suyun yüzde 60’ının genel olarak kar erimesinden kaynaklandığını ve mart-haziran aralığında buralara ulaştığını bildirdi. Bu nedenle de şu an için barajların doluluk oranlarının yeterli seviyede bulunduğunu ancak ihtiyaçları karşılayıp karşılamayacakları konusunda karar vermek için erken olduğunu belirtiyor.DSİ tarafından izlemesi yapılan 373 depolamalı tesiste aktif doluluk oranının yüzde 35.5 olduğunu, ayrıntılı olarak ise içme suyu amaçlılarda yüzde 33.4, sulama amaçlılarda yüzde 32.5 ve enerji amaçlılarda ise yüzde 37.3 aktif doluluk bulunduğunu bildirdi. Yanıtta 3 büyük ile ilişkin veriler de paylaşıldı. Buna göre, İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 27. Hiç su gelmese İstanbul’un 3 ay yetecek suyu var. Ankara barajlarındaki doluluk oranı yüzde 13.1. Geçen yıl aynı tarihteki doluluk oranından daha fazla. Hiç su gelmezse Ankara’nın yaklaşık 5 ay yetecek suyu var. İzmir barajlarındaki doluluk oranı yüzde 37.1. Hiç su gelmezse İzmir’in 5.5 ay yetecek suyu bulunuyor.

    *       *        *

Sonuç olarak, Ülkemiz açısından süregelen bu söz konusu kuraklığın yol açabileceği sıkıntılardan en önemlisi toplum  daki temel ihtiyaç maddelerinden oluşan gıda ihtiyacı için arz-talep dengesinin ciddi şekilde bozulması durumu.Netice de bu durumu daha açık şekilde belirtmek gerekirse bu gelişme önümüzdeki 2021 yılında gıda fiyatlarındaki görece li artışın daha fazla olması anlamına geliyor. Diğer taraftan da tarım ve hayvancılık sektörlerindeki öteden beri süregelen gerileme de dikkate alındığında; tabloya göre Türkiye’de çiftçiler, girdi maliyetleri nedeniyle ürettiğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor. Çiftçinin yıllardır çözülemeyen bu sorunlarına bir de koronavirüs nedeniyle ihracat endişesi eklendi. Son yıllarda Türkiye'de tarım sektöründeki istihdam ise hayli düştü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verileri aslında problemin kaynaklarına ilişkin verilere bakıldığında;Türkiye’de çiftçi sayısı son 12 yılda yüzde 48 azaldı. Tarım alanları da son 18 senede yüzde 12,3 düştü.Sebze bahçeleri alanı ise aynı dönemde yüzde yaklaşık 15 küçüldü.Özellikle son 10 yılda düzenli ve ciddi bir düşüş söz konusu. 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2019’de 600 bine kadar düştü. Bu veriler, kayıtlı çiftçi sayısında 2008’den bu yana 541 bin 600 azalma anlamına geliyor. Bu da yüzde 48'lik düşüşe karşılık geliyor. Düşünün özellikle 2011’den sonra hızlandığı görülüyor. 2018'den bu yılın şubat ayına kadar, çiftçi sayısında 111 binlik bir azalma meydana geldi.TÜİK verilerine göre tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısı ise 2002’de 7 milyon 458 bin kişiyken, 2020 Şubat ayı itibariyle 4 milyon 157 bin kişiye geriledi.Bu da son 18 yılda 3 milyon 301 bin daha az tarım çalışanı anlamınageliyor. Tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısının yüzde 44 oranında azaldığı ortaya çıkıyor

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.