Bu vahşet, yalnızca bir güne sığdı!


Meryem Demir

Meryem Demir

Okunma 05 Ocak 2021, 10:44

Kadın cinayetleriyle dolu bir yılı geride bıraktık.

Koronavirüs salgını bile kadın cinayetlerini azaltamadı!

İnşallah 2021 yılı bir önceki yılı aratmaz!

Pandemi ortamı zaten pek de sağlıklı olmayan ruh halimizi daha da bozmuş gibi.

Bir gün değil, her gün. Bir saniye değil, her saniye. Kadınlar öldürülüyor.

Ne yazık ki art arda gelen kadın cinayetleri gündemin birinci sırasına oturdu.

Bir günde dört kadın cinayeti!

Bu vahşet, yalnızca bir güne sığdı!

Yine dört kadınımız yaşamdan koparıldı.

Bunlardan biri daha önce kadına karşı şiddet konusunda televizyonlara çıkmış değerli bir akademisyen, İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aylin Sözer, acımasızca Maltepe’de eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü ve ardından cesedi yakıldı.

Selda Taş eşi tarafından tabancayla vuruldu.

Vesile Dönmez oğlu tarafından pompalı tüfekle.

Betül Tuğluk bıçaklanarak koparıldı bu hayattan.

Diri diri gömülen, başı kesilerek çöpe saklanan, vücudu parçalara ayrılan, üstüne çimento dökülen, çocuğunun önünde boğazı kesilen, 20. kattan aşağı atılan, silahla, iple, bıçakla, çıplak elle katledilen binlerce kadın gibi.

Sadece kadın olduğu için…

Kadın olduğu için öldürüldü.

★★★

Son 10 yılın en düzenli artışı kadın cinayetleri!

Her yıl bir önceki yıldan daha fazla oldu.

Erkekler tarafından öldürülen kadın cinayetlerinin acı tablosu:

2011’de 121,

2012’de 210,

2013’te 237,

2014’te 294,

2015’te 303,

2016’da 328,

2017’de 409,

2018’de 440

2019’da 474

2020’de 384 kadın cinayete kurban gitti.

2008 ile 2020 yılları arasında toplam 3621 kadın erkeklerin kurbanı oldu!

Bu tablo her gün en az bir kadının öldürüldüğünü ortaya koyuyor

Bu ülkede en çok şiddete uğrayan, öldürülen kadınlar!

Tek gerçek ülkemizdeki kadına şiddetin patlamasında sayılarla dünyanın en geri ülkeleri durumuna düştüğümüz..

İstanbul Sözleşmesi. Türkiye’nin kendi ayıbı olan kadın cinayetlerini önlemek için attığı ve uluslararası kamuoyunu da ortak ettiği bu adım, gelinen noktada tartışmalı hale geldiyse başka neden söz edebiliriz ki!

İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, 6284 sayılı yasa uygulansaydı her biri hayatta olacaktı.

Kadınları hayattan koparan her cinayetin ardından “son olmasını” dilemek üzere.

Sevgiyle kalın!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.