Şafak Gazetesi

TÜRKİYE EKONOMİSİ STAGFLASYONDAN SLUMPFLASYONA DOĞRU YÖNELMEYE BAŞLADI!…

TÜRKİYE EKONOMİSİ STAGFLASYONDAN SLUMPFLASYONA DOĞRU YÖNELMEYE BAŞLADI!…
Ahmet KIZILYAR
Ahmet KIZILYAR( dataposta6746@gmail.com )
87 views
16 Mart 2019 - 2:05

Okuyucularımızı bu kapsamda kısaca bilgilendirmek gerekirse; stagflasyon durgunluk içinde enflasyon anlamuna gelirken; bir ülkede enflasyon yaşanırken, eğer ekonomide küçülme görülüyorsa buna slumpflasyon hali denmektedir. Genellikle slumpflasyon krizin derinleşmeye başladığını gösterirken enflasyon içinde küçülme hali olarak tanımlanan bu durum, ekonomik krizlerin en zorlusu olarak tanımlanmaktadır. Tıpkı stagflasyon gibi slumpflasyon da iki sözcüğün birleşiminden oluşmuştur. Slump; batma, çökme, iktisadi bunalım, düşme ve iş durgunluğu gibi anlamlara gelmektedir. Kelimenin enflasyonla birleşmesi sonucunda da çöküş içinde enflasyon gibi anlamlar çıkmaktadır. Daha anlaşılır haliyle ekonomi küçüldüğü halde enflasyonun varlığını sürdürmesi demektir.Makroekonomik hedefler ile politika araçlarının birbiri ile en fazla çeliştiği durumlardır. Çünkü enflasyon düşürülmeye çalışırken, bir yandan da ekonominin büyümesi sağlanmalıdır. Aynı zamanda bunlara eşlik etmesi son derece mümkün olan işsizlik artışı engellenerek, istihdamın da artırılması gerekmektedir. Tüm bunlar ise iktisat öğretisinde birbiri ile çelişen hedefler olarak bilinmektedir.

*     *      *

Daha açık bir anlatımla Bir ülke ekonomisi enflasyonlu bir dönemdeyken Gayri Safi Yurt İçi Hasılası küçülüyorsa enflasyon içinde ekonomik daralma hali var demektir. GSYİH küçülmesi, negatif büyüme olarak yorumlanmaktadır. Ülke ise yüksek enflasyonlu dönemde daralıyor demektir. İşte bu durum slumpflasyon şeklinde tarif edilmektedir. En önemli sebeplerine bakıldığında ise; üreticilerin iflas etmesi, şirketlerin kapanması, yeni yatırımların gerçekleşmemesi ve kapanan şirketlere bağlı olarak işsizlik rakamlarının yükselmesidir. En kısa haliyle bunların bir ekonomide hızlı bir şekilde oluşmaya başlaması, enflasyon içinde ekonominin daralmasına neden olmaktadır. Türkiye’nin 2018 itibarıyla içinde bulunduğu durum, kimileri için resesyon kimileri içinse stagflasyondur. Slumpflasyon ise 2019 itibarıyla görülme olasılığı olan bir durum olarak konuşulmaya başlanmıştır. Yine de Türkiye’nin birkaç çeyrek üst üste daralmasının söz konusu olmayacağını ifade eden ekonomistler, enflasyon içinde daralma haliyle karşılaşmanın çok düşük bir ihtimal olduğundan bahsederek mevcut durumu yumuşatmaya çalışmaktadırlar.

*     *      *

Slumpflasyon olgusuna göre Türkiye’nin mevcut tablosuna bakıldığında; Ekonomist Erkin Şahinöz; Türkiye’nin yüksek enflasyon ile yaşadığını belirterek, “Bu ülke tek haneli yıllık enflasyonlara alışmıştı. Yaşadığımız kur şoku ile beraber enflasyon Türkiye’nin kabul edilebilir standartlarının çok üzerine çıktı. Sokaktaki enflasyonun çok daha yukarıda olduğunu hepimiz biliyoruz” açıklamasına  ek olarak;”.Ekonomik aktivitenin iki veriden takip edildiğini ve bunlardan birisinin GSYH olduğunu söyleyen Şahinöz, “Biz son çeyrekte yüzde 3 daraldık. Çeyreklik bazda bakıldığında Türkiye’nin GSYH’sı, son çeyrekte üçüncü çeyreğe göre geriledi. Üçüncü çeyrekte de ikinci çeyreğe göre gerilemişti. Yani iki çeyrektir Türkiye ekonomisi GSYH’ye göre küçülüyor. Kitap derki iki çeyrek üst üste daralma varsa bunun adı resesyon(durgunluk). Hem ekonomik küçülme hem de yüksek enflasyon varsa bunun adı slumpflasyon. Eğer ekonomi yatay seyrediyor olsaydı, yani ne büyüyor ne de küçülüyor olsaydı buna stagnasyon, ekonomik durgunken yani büyüme ve küçülme olmazken bir de enflasyon varsa buna da stagflasyon deniyor. Bizde ekonomi küçüldüğü için bunun adı slumpflasyon. Bu yaşanan ise slumpflasyondur. Artık bunu tartışmaya gerek yok” açıklamasında bulunuyor.

*     *      *

Sonuç olarak, bu çerçevede açıklanan parametrelerden sanayi üretimi TÜİK verilerine göre ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre  yüzde 7,3 daralarak Albayrak’ın ‘En kötü geride kaldı’ açıklamasını da boşa çıkardı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 1 yükseldi. Büyüme verisinin öncü göstergesi olarak kabul edilen sanayi üretimi böylece üst üste beş ay daralmış oldu. Ekonomistler, Albayrak’ın dediği gibi en kötünün geride kalıp kalmadığı konusunda ikiye ayrılıyor. Kimileri dipten dönüşün başladığını ifade etse, bir kısım ekonomist Türkiye ekonomisinin küçülmeye devam ettiği ve en kötünün geride kalmadığı görüşünde birleşiyor. İktisatçı Yalçın Karatepe ise, Twitter’dan paylaştığı mesajında, “Türkiye ekonomisi küçülmeye devam ediyor. Açıklanan sanayi üretim verileri en kötünün geride kalmadığını gösteriyor. Sanayi üretim endeksi ocak ayında yüzde 7,3 azaldı. Küçülme ara malında yüzde 10,9, sermaye mallarında yüzde 8,1, dayanıksız tüketimde yüzde 3,5” değerlendirmesinin de kayda geçtiği izleniyor. Mamafih en önemlisi ise özel şirketlerin içinde bulunduğu döviz borçlarından kaynaklanan finansal kırılganlığı mutlaka aşmaları gerekiyor. Çünkü içsel ve dışsal değişkenlere karşı çok hassas bir görünümü olan döviz kuru dolardaki kıpırdanma sebebiyle bu şirketlerin döviz borçlarının artması ihtimal dahilinde olduğundan; daha şimdiden önlem alınmasında mutlak yarar bulunuyor.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.