Şafak Gazetesi

T.C.MERKEZ BANKASI’NIN PİYASALARA MÜDAHALE ARAÇLARI NE DURUMDA?

T.C.MERKEZ BANKASI’NIN PİYASALARA MÜDAHALE ARAÇLARI NE DURUMDA?
Ahmet KIZILYAR
Ahmet KIZILYAR( dataposta6746@gmail.com )
22
13 Mayıs 2019 - 0:31

Makro dengelerin korunabilmesi açısından mevcut durum değerlendirildiğinde; gerek dalgalı bir seyir izleyen çift rakamlı enflasyon rakamı, gerekse döviz kuru dolardaki hareketlilik sebebiyle beklenti yönetiminin bir taraftan işi zorlaştığı gibi diğer yönden de zaman zaman kullanmak durumunda olduğu elindeki müdahale araçları açısından performans pozisyonunda düşmeler kaydedilirken, sıkıntıda olan piyasaları ikna edebilmesi ve enflasyon beklentilerine göre etkili mücadele etmesi de gittikçe zorlaşıyor. Özellikle ileriye yönelik sık sık enflasyon rakamlarının revize edilmek zorunda kalınmasıyla; ileriye yönelik fiyatlamalarda enflasyon tahminleri yerine geçmişe dönük enflasyon rakamlarının kullanılması sebebiyle vizyon öngörüsünden yoksun olunması nedeniyle doğru düzgün enflasyon tahminleri de mümkün olamıyor. Gerçekte çift rakamlı yükselme seyrinde olan enflasyon döngüsü ile mücadele edebilmek için tüm piyasaları ikna edebilecek ve güven olgusunun köklü şekilde oturmasını sağlayacak çok isabetli şekilde güçlü tahminler yapabilmek büyük önem taşıyor. Çünkü iktisadi istikrarın sağlanabilmesi adına liyakat başta olmak üzere vizyon temelinde geniş bir öngörüye sahip olmak gerekiyor.

*      *       *

Geçmişte geçen ayı kapsayan dönemde ekonomistlerin analizlerine göre, özellikle Merkez Bankası’nın ve BDDK’nın başarılı sayılabilecek swap hamleleri sonrası bu silahı her geçen gün elinden alınan yapı bu defa tamamen algı operasyonlarına sarıldı. Daha önce yurt içinde vatandaşların dolara yönelmesi için güvensizlik oluşturmaya çalışırlarken, bu kez de yapılan hamleleri hedef almaya başladılar. Çok tabii olarak bu arada içte ve dışta meydana gelen jeopolitik ve jeostratejik değişkenleri de unutmamak; yargıda meydana gelen erozyon kayıplarını da dikkate almak gerekiyor. Özellikle siyasi istikrarın sağlanması için öncelikle yapılması zorunluluk oluşturan reformların sözde kalmayıp mutlaka icraat aşamasına geçmesi gerekiyor. Hal böyle iken, Merkez Bankası, geçen dönemde döviz swap ihaleleriyle piyasadaki fazla dövizi, karşılığında bankalara lira vererek almaya başladı. Bu defa swap uygulaması devreye girdiğinden beri TCMB’nın rezervlerinde sürekli bir yükseliş olması döviz rezervlerini artırdığı izlenimi vermeye çalıştığı yönünde iddialar gelmeye başladı. Swap ihalelerinin devreye sokulması itibariyle 12 Nisan’a kadarlık üç haftalık süreçte net rezervler 20 milyar lira, yaklaşık 3,5 milyar dolar yükseldi. TCMB’nin söz konusu dönemde borç aldığı para 13 milyar doların biraz aşağısında, böylece 9 milyar doların kaynağı da bir türlü açıklanamıyor. Bu sorunun yanıtı yönünden eğer kaynak swap ihalelerinden geliyorsa TCMB’nin net rezervlerini istikrarlı tutması için her hafta swapları son kullanma tarihi geçtiğinde tekrar çevirmesi zorunlu olacak gibi görünüyor.

*      *       *

TCMB nezdindeki yapılan uygulamalarda bazı belirsizliklerin ortadan kalkması ve olası spekülasyonların ta baştan engellenebil mesi için Merkez Bankası’nın piyasaya müdahale ettiğinde mutlaka anlaşılır şekilde piyasalara açıklama da yapması gerekiyor. Verilere göre de bu en son 23 Ocak 2014’te gerçekleşti. Bu da yatırımcıların TCMB’nin dolaylı olarak mı piyasaya müdahale ettiğine dair soru sormasına neden oluyor. Nitekim bu yönde Financial Times’a göre:” Türkiye, Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmek için milyarlarca dolarlık kısa vadeli borç kullanıyor.” Haberi de sadece bunlardan bir tanesi. Bu yönde TCMB geçen ay gerçekleştirdiği swap işlemi sonrası geçtiğimiz hafta 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine vererek üstü kapalı faiz artışı yaparken, TL zorunlu karşılıkların döviz tesis imkanında azami oranını yüzde 40’tan yüzde 30’a

indirdi, yabancı para zorunlu karşılıkları ise tüm vadelerde 100 baz puan artırması sonrası döviz depo karşılığı verdiği TL’nin faizini yüzde 24’ten yüzde 25,50’ye çıkardı. Böylece üçüncü müdahalesini de yapmış oldu.

*      *       *

Sonuç olarak, günümüz şartlarında reel açıdan bir değerlendirme yapmak gerekirse; Uzmanlara göre, geçtiğimiz hafta 6,2461’e kadar yükselen dolar kurunun ateşinin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) adımları ile düştüğünü söylemesine karşılık ancak uluslararası piyasada yüksek seyreden Türkiye’nin Risk Primi’nin (CDS), TL üzerindeki baskısının halen devam ettiğini belirtmesi ise üstünde önemle durulması gereken bir konu. Bir de ayrıca TCMB geçen hafta repo ihalelerine bir süre için ara verdiğini açıklayarak sıkılaşmaya giderken, zorunlu karşılıklarda yapılan düzenleme ile piyasaya 2,8 milyar dolar likidite sağladı. Ancak her halükârda TCMB’nın dolar kuru üzerinden olan döviz rezervlerini biraz daha güçlendirerek olabildiğince iyileştirmesi zorunlu. Çünkü konjonktürel anlamda seyrini sürdüren içi ve dış değişkenler yanında jeopolitik ve jeo-stratejik gelişmeler halen önemini koruyor. TCMB’nın şu andaki pozisyonuna bakıldığında ise piyasalara müdahale araçları açısından özellikle bağımsızlığının sorgulandığı bir dönemde müdahalelerde oldukça sınırlı kaldığı görünümü yerine; bu imajın derhal silinerek piyasalara müdahalede elindeki kullanabileceği etkili aranjmanların geniş yelpazede kullanım imkanına sahip bulunduğunu bildirerek piyasalara güven enjekte etmesi daha uygun görülüyor. Çünkü 2019 yılında ödenmesi gereken dış borçlar 177 milyar dolar ve neresinden bakılırsa bakılsın bu durum 2019 yılının da ancak borçla finanse edileceğini gösteriyor. Bu nedenle döviz rezervini arttırıcı her türlü iktisadi önlemin alınması da zorunlu bulunuyor.

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.