Şafak Gazetesi

OECD ÜLKELERİNDEKİ SON DÖNEM İŞSİZLİK DURUMU

OECD ÜLKELERİNDEKİ SON DÖNEM İŞSİZLİK DURUMU
Ahmet KIZILYAR
Ahmet KIZILYAR( dataposta6746@gmail.com )
12 views
12 Temmuz 2018 - 1:00

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerinin yer aldığı son bir rapora göre; Türkiye istihdam, işsizlik, emeğin eksik kullanımı ve reel ücret artışı alanlarında sınıfta kaldı. Bu kapsamda milyonlarca insanın istihdama katılmadığı, katılanların da uzun çalışma saatleri ve düşük ücretlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi. OECD üyesi 35 ülkede 2017 yılında ortalama işsizlik yüzde 5.9 olurken, Türkiye yüzde 11.2’lik oranla ortalamanın çok üzerinde yer aldı. OECD ülkelerinde küresel finansal kriz öncesinde yüzde 6.3 olan ortalama işsizlik 2017’de kriz öncesi seviyenin altına gerilerken, Türkiye’de 2006’da yüzde 10.5 olan 2017’de 0.7 puanlık artış kaydedildi.

*    *    *

Bu çerçevedeki OECD’nin raporuna göre İzlanda’da yüzde 87.2, İsveç’te yüzde 81.8, Japonya’da yüzde 80.3 olan istihdam oranı Türkiye’de yüzde 55.3’te kaldı ve küresel finans krizi dönemine göre istihdamda artış kaydetse de Türkiye bu alanda OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldı. İş aramayanlar, işsizler ile gönülsüz yarı zamanlı çalışanları içeren emeğin eksik kullanımında da Türkiye, yüzde 45’i aşan oranla OECD’de ilk sırada yer aldı. OECD genelinde, reel ortalama yıllık ücretler 2007- 2017 döneminde 2000-2007 dönemine göre gerilerken, ABD, İtalya ve İspanya’nın yanı sıra Türkiye’de de 2017’de bu alanda gerileme kaydedildi. OECD ülkelerinde 2017 reel ücretler yüzde 0.3 seviyelerinde artarken, Türkiye’de düşüş kaydedildi. Türkiye’de 2017’nin ilk ve ikinci çeyreğinde yıllık reel ücretlerde Türkiye’de yüzde 1’ler seviyesinde artışlar kaydedilirken, üçüncü ve dördüncü çeyrekte yüzde 3’ler düzeyinde gerileme kaydedildi. Özellikle sanayide kaydedilen verimlilik artışları ücretlere yansımadı ve reel birim ücretlerde son yıllarda önemli düşüşler kaydedildi.

*    *    *

Genel olarak OECD nezdinde uygulama konusu olan işsizlik problemine ışık tutmak üzere OECD, aktif istihdam politikalarını “emek piyasasını ve işçilerin işle ilgili niteliklerini geliştirmeye ve daha etkin bir emek piyasasını teşvik etmeye yönelik önlemler” biçiminde tanımlamaktadır. Aktif istihdam politikaları ile, esnek çalışmanın yasallaştırılması ve yaygınlaştırılması akla gelmektedir. Bu nedenle kişilerin niteliklerini artıracak eğitim programları, bilgilendirme bu politikalarda önem kazanmaktadır. Politikalar yürütülürken çeşitli araçlar kullanılmaktadır. Bunların başında; okuldan çalışma hayatına geçiş sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşan genç işsizlere iş deneyimi kazandıracak programlar, istihdam/iş yaratma programları, işsizliğin yoğun olarak yaşandığı bölgelerde işverenlerin çeşitli sübvansiyonlarla desteklenmesi ve girişimciliğin özendirilmesi gelmektedir.

*    *    *

Öte yandan da günümüz dünyasında ekonomilerin karşı karşıya olduğu sorunların başında işsizlik gelmektedir. İşsizlerin içinde de en önemli sıkıntı genç işsizliği olarak görülmektedir. Genç işsizliği her ekonomi için ekonomik, toplumsal ve siyasal sonuçlara sahiptir. İşsiz kalan gençlerin normal sosyalleşme süreci bozulur. Çünkü gençlerin iş yaşamına başlamakla birlikte bir statü ve kimlik beklentileri söz konusudur. Bundan yoksun kalan genç için hem ekonomik hem sosyal huzursuzluklar baş gösterir. Gençler arasında işsizliğin yüksek oluşu, toplumda siyasi şiddet ve hatta bir başkaldırıya bile neden olabilir. Bu nedenle ülkelerin işsizliğe ve özellikle de genç işsizliğe karşı ortaya çıkabilecek çatışmaları önleyebilmek adına ciddi istihdam politikaları üretmeleri gerekmektedir.

*    *    *

Sonuç olarak, Türkiye’nin işsizlik profiline bakıldığında işsizlik oranlarını bu denli arttıran grup genç ve kadın işsizlerdir. Gençler arasında daha da spesifik hale indirgediğimizde özellikle yüksek öğrenim mezunu gençlerin daha fazla işsiz kaldığı gözlemlenmektedir. Ortalama her dört işsizden birinin üniversite mezunu olduğu görülmektedir. Çalışanların eğitim düzeyi maalesef düşüktür. Öyleyse Türkiye’de mevcut işgücü piyasasına toplu olarak bakıldığında henüz kalifiye ve eğitimli işgücünü istihdam etme açısından çok ileride değildir. Daha çok niteliksiz olan emeğin yoğun olarak kullanıldığı mal ve hizmet üretimi gerçekleşmektedir. Bunun yanında gençlerin eğitimli oldukları gerekçesiyle her işi beğenmeme, yüksek ücret talepleri, yeni mezun gençlerin tecrübesiz oluşu, ülkemizdeki eğitim sisteminin teorik-pratik yetersizliği neticesinde gençlerin piyasadaki uyumsuzluğu vb. faktörler genç işsizlik oranlarını arttırmakta, bu da toplam işsizlik oranlarını doğal olarak etkilemektedir. Diğer bir faktör ise kadınlardaki işsizlik oranının yüksek oluşudur. Özellikle kırdan kentlere göçün artması neticesinde ve geleneksel olarak ataerkil bir toplum yapısının egemen olduğu Türkiye’de kadınların iş bulması erkeklere göre daha zor olmaktadır.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.