“Zonguldak yaşayan bir müzedir”

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği “Kömür Madenciliğinin Şehir Hayatına Etkiler Bağlamında Zonguldak” adlı araştırmasını tamamladı.

“Zonguldak yaşayan bir müzedir”
12 Temmuz 2020 Pazar 23:13

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği “Kömür Madenciliğinin Şehir Hayatına Etkiler Bağlamında Zonguldak” adlı araştırmasını tamamladı.

Dernek başkan yardımcısı Alkan Üstün beraberinde dernek yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Maden Mühendisleri Odasında düzenlediği basın toplantısında, çalışmanın tamamlandığını ve bu çalışmada Zonguldak’ı seçme nedenleri de açıkladı. Üstün açıklamasında, “Günümüzde kimi Avrupa ülkelerinin kömür madenlerini çevresel kaygılarla kapatma sürecindedirler. Zonguldak’ta ise madencilik faaliyetleri ile kentin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Zonguldak’ın geçmişten bugüne yaşadığı hızlı dönüşüm. Şehirdeki mevcut çevre sorunları ve yüksek kirlilik oranları araştırmanın temel sorunları ile belirlendi” diyerek şunları söyledi: “Araştırmanın bulguları üç başlık altında toplanabilmektedir. Bu üç başlık Zonguldak’ın zamansal bağlamında dünü, bugünü ve geleceğini temsil etmektedir. Tüm bu analiz bulguları açıklamada özet biçiminde yer almaktadır. GEÇMİŞE ÖZLEM Zonguldak kömürle birlikte var olmuştur. Madencilik faaliyetiyle birlikte uygulanan sosyal devler politikaları şehre yüksek bir refah sağlamıştır. Şehir pek çok alanda ülkede ilki temsil etmektedir. Yıllar içinde artan iş gücü ihtiyacı sebebiyle şehir göç almış ve farklı kültürel kimlikler bir araya gelmiştir. İyi çalışma koşulları madenciliği çekici bir meslek haline getirmekteydi. 1980’lerde işçi sayısı ve şehir nüfusu yüksek oranları görmüştür. Zonguldaklılar geçmiş dönemlere özlem duymakta, Zonguldak’ın yeniden eski günlerine dönmesini istemektedir. DRAMATİK YAKLAŞIM Şehir bugün eski ekonomik gücünden çok uzaktadır. Maden sektöründe çalışan sayısı kamu ve özel sektörler birlikte on bin civarındadır. 1990’lardan itibaren özelleştirmeler, rödovans sistemi, küresel çapta kömürün değerindeki düşüş ve ucuz ithal kömürün ülkeye girişi ile madencilik sektörü kan kaybetmiştir. Bu durum artan işsizlik, ekonomik küçülme, dış göçü beraberinde getirmiştir. Ekonomideki daralma kentin sosyal hayatını da olumsuz yönde etkilemiştir. Şehir sakinleri eski günleri anarak bugün Zonguldak’a vefasızlık yapıldığını düşünmektedir. GELECEK HAKKINDA UMUT VE KAYGININ BİR ARADALIĞI Şehirde madencilik kültürü çok köklüdür. Madencilik şehir sakinleri tarafından ulusal açıdan stratejik önemde görülmektedir. Literatür araştırmaları ve görüşmeler sonrasında madencilik dışında sanayi olanakları olarak taş, toprak ve seramik sektörü, Filyos Vadisi Projesi, madencilik yan ürünleri sanayisi ve lojistik üssü projesi öne çıkmaktadır. Tarım ekonomisinde ise şehir kamuoyu iki farklı görüşe sahiptir. Tarımı bir imkân olarak değerlendiren Zonguldaklılar topraksız modern seracılık, mandacılık, deniz salyangozu yetiştiriciliği, kestane, çilek, ceviz yetiştiriciliği, bahçeciliğin geliştirilmesini önermektedir. Tarımsal verimliliğin kent için yeterli olmadığını düşünenler ise üretimin arazi yapısı nedeniyle sınırlı olduğunu, dış göçler sebebiyle yeterli iş gücünün olmadığını ve iç pazara yönelik kısıtlı bir üretimin var olduğunu vurgulamıştır. Kentin maden dışı sektörlerin tespitine dair yapılan projelere bakışında da iki farklı görüş bulunmaktadır. Bir kesim projelerin kömür dışı alternatifleri görebilmek açısından önemli olduğunu söylerken diğer bir kesim bu projelerin umut satmaktan başka bir amacının olmadığını iddia etmektedir. ÖN ANALİZ MADDELERİ Geçmişe Özlem: 1990 öncesi doğumlu Zonguldak sakinleri altmışların sosyal refah devleti anlayışına dayalı modernleşme pratiğini ve bu pratikten miras kalan iktisadi ve kültürel kurumsallaşmayı tecrübe etmiştir. Ancak 1990 sonrası küresel ölçekte yeni bir modernleşme paradigması Zonguldak’ta etkilerini göstermeye başlamıştır. Esnek üretim ilişkileri ve tüketim kültürünün temel görüngüleri olduğu bu modernleşme paradigmasını şehrin eski sakinleri benimsememektedir. Şehrin eski sakinleri kömür madenciliğini kent kimliğinin başat unsuru olarak görmektedir. Siyasal Söylem: Geçmiş dönemlerde iktisadi ve kültürel hayatın devlet tarafında planlanması, kentin devletten «talep eden» bir siyasal söyleme sahip olmasına neden olmuştur. Bu sebeple şehrin kamuoyu, ekonomik ve kültürel hayatı canlandıracak esas öznenin merkezi otorite olduğunu düşünmektedir. Devletin sosyal refah politika anlayışını benimsemesi, kömür madenciliğini koruması ve yeni istihdam alanları yaratması beklenmektedir. Bu egemen söylem serbest piyasa anlayışına dayalı ekonomik ve kültürel önerilere şüpheyle yaklaşılmasına sebep olmaktadır. Kalkınma ve Çevre Çelişkisi: Zonguldaklılar hem kömür madenciliği hem de termik santrallerin yarattığı istihdamı olumlu bulmaktadır. Ancak özellikle termik santrallerin neden olduğu hava kirliliği halk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Hava ve deniz kirliliği ekolojik olarak diğer canlıların da yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Bu bağlamda şehrin iktisadi kalkınma talebiyle temiz çevre istenci arasında bir çelişki belirmektedir. Sektörel Çeşitlilik: Günümüz kömür madenciliği Zonguldak nüfusunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek kapasitede değildir. Üstelik, maden üretim maliyetleri gittikçe artmakta ve küresel piyasa ile rekabet gün geçtikçe zorlaşmaktadır. Ancak Zonguldak için kömür madenciliği, hem sahip olduğu rezervler hem de metal sanayisinin ihtiyaçları gereği stratejik bir ekonomik faaliyettir. Bunun yanı sıra Zonguldaklılar kömür üretim maliyetleri artsa da madenciliğin ürettiği toplumsal fayda gereği devlet destekli olarak devam etmesini talep etmektedir. Madenciliğin lokomotif sektör olduğu bir ortamda başta tarım ve hayvancılık olmak üzere turizm ve diğer sanayi alanlarına yatırım yapılması Zonguldaklılar tarafından şehrin öncelikli olarak talep edilmektedir. İçe Dönük Akademi: Mevcut ulaşım olanakları, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 20 milyona yakın bir nüfusla şehrin iletişim kurmasına imkan tanımaktadır. Dolayısıyla gerek tarım ve sanayi ürünleri için geniş bir pazar, gerekse turizm için gelişkin bir potansiyel barındırmaktadır. Söz konusu hinterland ile bütünleşik iktisadi ve kültürel planların yapılması gerekmektedir. Buna rağmen kent belleğine sadakat gösteren eski sakinler Zonguldak’ın merkezde olduğu içe dönük bir iktisadi perspektifi desteklemektedirler. Geleceğe Bakış: Gerek mülakatlarda gerekse çalıştayda kimi Avrupa ülkelerinde kömür içermeyen enerji ve iktisadi politikaların uygulandığı katılımcılar ile paylaşılmıştır. Zonguldak hakkında alternatif bir geleceğe dair düşünsel bir hazırlığın olup olmadığı sorulmuştur. Zonguldaklılara göre bu şehri var eden ve hatta ülkenin kalkınmasında önemli rol oynamış olan kömür madenciliği hala önemini korumaktadır. Zonguldaklıların kömürün olmadığı bir gelecek planına hazırlıksız olduğu ifade edilebilmektedir” (Şaban YILMAZ)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.