Abdullah Yavuz, ‘Kil ve Kül’ şiir kitabını imzaladı

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Anestezi Teknikeri olarak görev yapan Abdullah Yavuz, ‘Kil ve Kül’ ismini verdiği şiir kitabını okurları için imzaladı. İdil Berrak Kafede düzenlenen imza gününde sevenleri Abdullah Yavuz’u yalnız bırakmadı.

Abdullah Yavuz, ‘Kil ve Kül’ şiir kitabını imzaladı
27 Kasım 2019 Çarşamba 18:05

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Anestezi Teknikeri olarak görev yapan Abdullah Yavuz, ‘Kil ve Kül’ ismini verdiği şiir kitabını imzaladı.

Diyarbakır'ın kulp ilçesinde 1993 yılında doğan ve şuanda Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Anestezi Teknikeri olarak görev yapan Abdullah Yavuz, ‘Kil ve Kül’ ismini verdiği şiir kitabını okurları için imzaladı. İdil Berrak Kafede düzenlenen imza gününde sevenleri Abdullah Yavuz’u yalnız bırakmadı.

Yol güzeldir varacağınız yer dostlarınızın kalbi ise eğer diyen Yavuz, imza gününde Zonguldak için yazdığı ‘Merdivenli Şehir’ şiirini okudu. Şiir şöyle; “Eyy merdivenli şehir! Yaşlandıkça yaşlanıyoruz öylece sessiz sessiz. Kimseler duymadan sesimizi. Bilmeden bizi. Eyy merdivenli şehir! Eyy karanlık kuyularındaki maden işçileri. O eşsiz ışıltıyla parlayan gözlerin sahipleri. Eyy limana uzak yük gemisi. Öyle acıyor ki kalbim.”

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Anestezi Teknikeri olarak görev yapan Abdullah Yavuz, imza gününde kendini ve ‘Kil ve Kül’ ismini verdiği şiir kitabını anlatan konuşmasında şunları söyledi:

“Her şeyin " Peki ne olacak?" Sorusuyla şekillendiği, geliştiği, bir dönemde dünyaya geliyorsanız ve yıl 1993 ise telaşlıysanız, hüzünlüyseniz işte o zaman bir şeyler yazmamanız, düşünmemeniz mümkün değildir. Duanın nem ve buharla buluştuğu, pencere kenarına oturan insanların uzun uzun baktığı uzaklık ve bu saf sabırla gelişen kalbe dokunan, umduğu gibi olmayan insanların hüzünleriyle yoğrulan bir evde dünyaya geldiyseniz bir şeyler yazmamak mümkün değildir. Köklü ve saygın aile bireylerinin zaman zaman buluştuğu, dertleştiği, bölgesel anlamda çıkan sorunların bu yaşlı adamlar sayesinde çözüme kavuştuğu insanların kucaklaştığı ve sevgi tohumlarının her an yeniden ekildiği bir zamanda varsanız ve bunlar sizde derin iz bırakıyorsa o zaman bir şeyler yazmamanız mümkün değildir. Yürüdüğünüz sokaklardan Ahmet Arif geçmişse, oturduğunuz semtlerde bir Cahit Sıtkı Tarancı kokusu yayılıyorsa etrafa sicim sicim işte o zaman bir şeyler yazmamanız mümkün değildir. Öğrenci olduğum dönemlerde ülkemin dört bir yanına şöyle bir baktığımda Karedeniz' in hep yemyeşil olduğunu görmek bana huzur verirdi, neşe verirdi, umut verirdi çünkü bizim bölgemiz kurak ve çoraktı. Bugün Zonguldak Atatürk Devlet hastanesinde Anestezi Teknikeri olarak görev yapmaktayım. Ve siz sevgili Zonguldaklılar bizi kalbinizde ağırlıyorsunuz sizce de bu yol güzel değil mi? İnanıyorum ki bizi muhteşem bir birliktelik, okuyup yazan yeni nesiller, bilim, sanat ve insanoğlunun sonsuz sevgisi kurtaracaktır.”

Haber: Seçkin KIRARSLAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.