Şafak Gazetesi

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEKİ YÜKSEK GIDA FİYATLARI

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEKİ YÜKSEK GIDA FİYATLARI
Ahmet KIZILYAR
Ahmet KIZILYAR( dataposta6746@gmail.com )
18
12 Haziran 2019 - 0:05

Genel perspektifte göre tabloya bakıldığında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yapılan öngörülerde dünya nüfusunun 2050 yılına kadar günümüze oranla % 34 artarak yaklaşık 9,2 milyara ulaşacağı yer almaktadır. Bu nüfus artışına bağlı olarak tarım ürünlerine olan talebin de artacağı göz önünde bulunduruldu ğunda tarımsal üretimin arttırılması elzemdir. FAO artacağı öngörülen küresel gıda talebinin karşılanabilmesi için tarımsal üretimin de 2050 yılına kadar yaklaşık % 60 oranında artması gerektiğini belirtmektedir. Buna göre dünya nüfusu sürekli artmaktadır. Günümüzde 1,1 olan küresel nüfus artış hızının 2050 yılında 0,5’e düşmesi öngörülmektedir. Mevcut durumda 4,4 milyar olan Asya kıtasının nüfusunun da 2050 yılına kadar 700 milyon artması beklenirken Çin ve Hindistan kıta nüfusu nun yaklaşık % 60’ını oluşturmaktadır. Bu kıtaların aksine 2050 yılına kadar Avrupa kıtasının nüfusunda bir miktar azalış gerçekleşmesi beklenmektedir. Bir diğer etken şehirleşme oranı olup, bu oran günden güne yükselmeye devam ederken, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık % 70’inin kentsel bölgelerde yaşayacağı öngörülmektedir. Bu değer günümüze göre % 49 oranında yüksektir.

*      *       *

Başta Çin ve Hindistan olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyümeye ve gelir artışına bağlı olarak beslenme alışkanlıkları her geçen süreçte değişmektedir. Karbonhidrat bazlı gıdaların tüketiminden, özellikle et ve süt ürünlerinin tüketimine yönelim artmaktadır. Dolayısıyla bu durum hayvan yemi hammaddesi olarak kullanılan mısır, soya, buğday vb. ürünlerin tüketimini de arttırmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler içerisinde başı çeken Çin ve Hindistan’ın tüketimdeki toplam payları son yirmi beş yıl içerisinde artmıştır. Çin’in et tüketimi belirgin şekilde artarken, Hindistan’da süt tüketimi artmaktadır. 1990 yılında dünyadaki et tüketiminde söz konusu iki ülkenin toplam payı % 6,4 iken bu rakam 2015 yılında % 16,6’ya yükselmiştir. Yine 1990 yılında bu iki ülkenin dünyadaki süt tüketimindeki toplam payları % 12,3 iken bu rakam 2015 yılında 31,9’a yükselmiştir. e Çin ve Hindistan’ın buğday, mısır, arpa, soya ve soya küspesi verileri yer almaktadır. İki ülkede de yıldan yıla söz konusu ürünlerin üretimleri genel olarak artarken, tüketimlerinde genel olarak artış gözlemlenmektedir. Beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle bu ürünlerin hayvan yemi hammaddesi olarak kullanımında da artış gerçekleşmektedir.

*      *       *

Son dönemde yapılan pek çok araştırma sonucunda, tarımsal emtia fiyatları ile petrol fiyatları arasındaki korelâsyonun günden güne arttığı belirtilmektedir. Petrol fiyatları, yakıt ve gübre fiyatları yoluyla doğrudan, biyoyakıtların etkisiyle de dolaylı olarak tarımsal emtia fiyatlarını olumsuz yönde etkile mektedir. Enerji ve gıda fiyatları arasında uzun dönemde bağlantı olduğu kabul edilirken, kısa dönemde enerji fiyatlarının, şiddetli fiyat dalgalanmaları üzerindeki etkisi çok net değildir. Ancak petrol fiyatlarına bağlı olarak navlun fiyatlarının yükselmesinin etkisi tarımsal üretimdeki düşüş kadar belirgin olmasa da kısa dönemde gıda fiyatlarındaki artışları etkilemektedir. Öte yandan gıda fiyatlarındaki artışlar ve dalgalanmalar son yıllarda küresel bir sorun teşkil ederken, özellikle son iki yılda etkisi daha ağırlıklı olmak üzere ülkemiz ekonomisi açısından da önemli bir konu haline gelmiştir. Küresel düzeyde yapılan araştırmalar, başta olumsuz hava koşulları ve iklim değişikliği olmak üzere petrol fiyatları, biyoyakıt üretimi, nüfus artışı, gelir artışı, yerel politikalar, döviz kuru dalgalanmaları gibi çok sayıda etkeninin gıda fiyatlarını etkilediği üzerinde durmaktadır.

*      *       *

Sonuç olarak, tarımsal üretimin hava koşullarına bağlı olması sebebiyle üretim miktarında yıldan yıla dalgalanmalar yaşanmaktadır. Bilhassa iklim değişikliğine bağlı olumsuz hava koşullarının yaşanması önemli üretici ve ihracatçı ülkelerde üretim düşüşlerini de beraberinde getirmiş, fiyatların artmasını ve dalgalanmasını tetiklemekte olduğu izlenmektedir. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde gelir artışlarının yaşanması tüketim alışkanlıklarının değişmesini de beraberinde getirmiş ve bu durum, et ve süt ürünleri gibi protein ağırlıklı beslenmenin artmasına ve bu ürünlerle birlikte hayvan yemi olarak kullanılan ürünlerin fiyatlarının da artmasına neden olmuştur. Bu yönde yürütülen araştırmalarda gıda fiyatlarındaki artışları önleyecek ya da bu artışların olumsuz etkilerini azaltacak uygulamalar arasında; piyasalara ilişkin bilginin ve şeffaflığın arttırılması, risk yönetimi araçlarının etkin kullanımı, uluslararası gıda stoklarının oluşturulması, gıda kayıpları ve israfı ile mücadele, etkili ticaret politikaları, Afrika’daki atıl durumda bulunan arazilerin kullanımı ve tarımsal verimliliğin arttırılması gösterilmektedir. Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışların hem ürün piyasaları hem de girdi piyasaları bazında neden sonuç ilişkisiyle detaylı bir şekilde ele alınarak irdelen mesi gıda fiyatlarının geleceği bakımından çok büyük önem arz etmektedir.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.