escort izmir kiz



Şafak Gazetesi

escort istanbulistanbul escortistanbul escort bayan

EKONOMİK KIRILGANLIK GİTTİKÇE DERİNLEŞİYOR

EKONOMİK KIRILGANLIK GİTTİKÇE DERİNLEŞİYOR
Ahmet KIZILYAR
Ahmet KIZILYAR( dataposta6746@gmail.com )
34
24 Haziran 2019 - 0:38

En son alınan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Mayıs/2019 verilerine göre bir yıl içerisinde etkisini gösteren döviz kurundaki artışla birlikte iş yapamaz hale gelen küçük esnafın kapattığı kepenkler bu dönemde arttı. Geçen yıl aynı ay toplamda 988 küçük işletme kapanırken bu yılın Mayıs ayında bu sayı yüzde 20,5 artarak bin 191’e ulaştı. İstatistiklere göre, 2018’in ilk beş ayında 8 bin 151 ticari işletme kapanırken 2019’un aynı döneminde bu sayı 9 bin 296’ya yükseldi. Kapısına kilit vuran küçük işletmelerin yüzde 48’inin İstanbul, Ankara ve İzmir’de olduğunun da istatistiklere yansıdığı görüldü. Yeni açılan işletmelerin sayısında ise yarı yarıya düşüş yaşandı. Buna göre, 2018 yılının Mayıs ayında 3 bin 564 küçük işletme açılırken bu sayı bir yıllık sürede yüzde 49 azalarak bin 792’ye düştü. 2018’in ilk beş ayında açılan küçük işletmelerin sayısı 18 bin 818 olurken 2019’un ilk beş ayında 10 bin 356 yeni küçük işletme açıldı. Oluşan bu tabloya göre önlem alınmadığı takdirde önümüzdeki aylarda da kapanan şirket sayılarında ciddi artışlar bekleniyor.

*      *      *

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini izleyen Temmuz ayından itibaren dış kaynak girişinde sert düşüşler gözlendi. İlk 4 aylar itibariyle, 2016’da 7 milyar doları bulan, 2017’de 12,5 milyar dolara, 2018’de 19,5 milyar dolara yaklaşan yabancı kaynak girişinin, 2019’un ilk 4 ayında 2 milyar doların altında kaldığı izleniyor. Bütünüyle azalan dış kaynak sonucu, içeride yaşanan güvensizliğin de etkisiyle “dolarizasyon olgusu” hızlandı ve döviz fiyatları büyük artışlar gösterdi. Her döviz fiyatındaki artış, bunu dengelemeye dönük TL faizlerindeki artışlar, büyük ölçüde ithal girdiye dayanan ve öz kaynak yerine borç kullanan sanayide beklenmeyen maliyet artışlarına, devamında da sanayici fiyatlarında yüksek artışlara yol açtı. Yurt İçi Üretici Fiyatları ya da sanayici fiyatları hızla artınca, bu artış tüketici fiyatlarına da yansıdı ve tüketici enflasyonu yüzde 20 basamaklarına yerleşti. Bu arada her geçen gün yükselen tüketici fiyatları, başta otomobil, beyaz eşya olmak üzere dayanıklı tüketim mallarının iç talebinde önemli gerilemelere neden olurken; inşaat sektörüne girdi veren sektörler bazında, inşaattaki sert düşüş ve toparlanamamanın sonucu yüzde 22’ye yaklaşan önemli bir üretim düşüşü yaşıyor. Kağıt ve kağıt ürünü imalatında da yüzde 16’yı bulan düşüşü, iç satışlardaki ve ihracattaki gerilemenin etkisiyle otomotiv izliyor. Bu sektörde de üretim düşüşü Nisan ayında yüzde 13’ü geçiyor. Yine inşaat sektöründen kaynaklı olarak ana metal sanayii (demir-çelik) 2018 Nisan’ına göre yüzde 12 gerilemiş görünüyor.

*      *      *

Diğer taraftan da otomotiv sektörünün yanında onu tamamlayan plastik, lastik sektörü de gerileme içinde. Dayanıklı mallarda elektrikli cihaz, beyaz eşya sektörleri de bu gerilemeye eşlik ediyor. Kimya sektöründe de yüzde 5 ile yüzde 12 arasında değişen küçülmeler var. Gıda sanayiinde bile yüzde 5’e yakın üretim düşüşü olduğu gözlemleniyor. 2018’in Mart ayında 5 milyon 618 bin olan sanayi istihdamının 2019 Şubat ayında 5 milyon 388 bine kadar düşerken, bu, aradaki sürede olan gelişmeler 230 bin sanayi çalışanının işsiz kalması anlamına geliyor. Hal böyle iken, dış sermaye girişini artırabilecek bir politika görünümü sergilenmediği gibi içsel ve dışsal gelişmelerdeki seyre bakıldığında ABD ile S-400 silah tedariki konusunda süren sürtüşme ve ABD’nin yaptırım tehditleri, Türkiye ekonomisini, dolayısıyla sanayisini yeni sert rüzgarlara muhatap edebileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdiği görü

lüyor. Döviz kompozisyonuna bakıldığında ise, 210.2 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60.9’u dolar, yüzde 33.7’si avro, yüzde 4.1’i Türk lirası ve yüzde 1.3’ü ise diğer döviz cinslerinden oluşurken;12.1 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 43.2’si dolar, yüzde 35.5’i avro, yüzde 20.9’u Türk lirası ve yüzde 0.4’ü diğer döviz cinslerinden oluştuğu izleniyor.

*      *      *

Sonuç olarak, en son gelinen noktada Türkiye’nin 5 yıl vadeli Credit Default Swap (CDS) primi(risk primi) geçen haftanın ilk işlem gününde 500 baz puanın üzerini gördü. Daha önce ise geçen yılın Eylül ayında 570 bp aşan risk göstergesi, sonrasında ise kademeli olarak azalarak Şubat’ta 297 seviyesine kadar geri lemişti. Bu durum yurt dışından yapılacak borçlanma maliyeti nin ciddi şekilde artığını göstermesi bakımından manidar bir durum oluşturduğu görülüyor. Nitekim  hem yurt içinde artan belirsizlik hem de ABD – Çin ticaret anlaşmazlığı ve küresel anlamdaki büyüme endişelerinin etkisiyle küresel çapta güvenli varlık talebinin artması Türk varlıklarına yönelik iştahı azalttığı gözlemleniyor. Türkiye’nin CDS primi Bloomberg tarafından takip edilen 21 gelişen piyasa arasında 1137 baz puanlık Arjantin’in ardından ikinci sırada geliyor. Güney Afrika ise 186 bp ile üçüncü sırada yer alıyor. Bu nedenle piyasaların güven kazanması yönündeki makro seviyede her türlü önlemin alınırken; iktisadi parametrelere ait aylık verilerin muğlaklıktan arınarak gerçek duruma göre güven telkin edebilecek duruma getirilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü aksi bir durum iç ve dış yatırımcıların önünü görmesini engellediği gibi dış yatırımcının başka ülkeleri tercih etmesine ve kaçmasına da sebebiyet veri yor.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

deneme bonusubedava bahiskaçak bahis sitelerigüvenilir bahis siteleribahis siteleribonus veren sitelercanlı bahis sitelericasino siteleriMobil Ödeme BahisPapara BahisCmt CüzdanJeton CüzdanPepparaBitcoin İle Para Yatırma