Şafak Gazetesi

CHP’DE PARTİ İÇİ MUHALEFETTEN AÇIKLAMA

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Teşkilatında değişik kademelerde görev yapmış partililer özellikle 31 Mart seçimleri sonuçlarını ve uzun yıllardır partideki durumu değerlendiren ve önümüzdeki sürece ilişkin düşüncelerini paylaşan partililer kamuoyuna açıklamada bulundular.

CHP’DE PARTİ İÇİ MUHALEFETTEN AÇIKLAMA
258
09 Haziran 2019 - 17:53

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Teşkilatında uzun yıllar çeşitli kademelerde görev yapmış, İsmail Kal, Murat Pulat, Bahaddin Arı, Zeki Kefeli, Süleyman Kurt, Ali Hızır Ar, Erol Sarıal, Ali Bora Amasralı, Nevzat Odabaş, Cevdet Şahinhan, Mehmet Bilgili,  Nuri Genç, İdris Şahin, Mahmut Gülenç, Harun Yücel, Nuri Turpçu İzzet Bildirici, Tuncer Demirci, Zülfü Lök, Mehmet Kaplan, İzzet Sağır, Sedat Ölmez, Erol Kalyoncu kamuoyuna ortak bir açıklama yaptılar.

Yapılan açıklama şöyledir:

“31 Mart Seçimleri, hak, hukuk, adalet arayanların ülke genelinde umudunu yeşertti, mücadele azmini güçlendirdi. Fakat Zonguldak Merkez İlçe-Kozlu ve Kilimli’de tam tersi bir durum yarattı. Ülke genelindeki kaybedenle bu üç önemli merkezde kaybeden farklılaştı. Bunun nedenlerini, niçinlerini düzgün bir zemine oturtamaz isek bölgemiz açısından ne tür sıkıntıların bizi beklediğini görmek için kahin olmaya gerek yoktur.

DEĞERLİ YOL ARKADAŞLARIMIZ, PARTİ DOSTLARIMIZ

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki; “Emeğin Başkenti”  demokrasi mücadelesinin önemli köşe taşlarından olan kentimiz Zonguldak’ın bu kimliği  ve ülkenin daha aydınlık bir geleceği için verilen mücadele geleneği son 10-15 yılında oldukça gerilere gitti. Özellikle 17 Yıllık AKP iktidarının ülkedeki ekonomik-politik-sosyal çöküntüsü Zonguldak’ı da derinden etkiledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kadroları, bu süreçte çözümsüzlüğün de ötesinde geçmişten devraldıkları, siyasal, bilgi, deneyim, tecrübelerinin dışında yeni, güne ve çağa uygun siyaset, politika, örgüt vb. yaratma da hem tembelleştiler, hem gelişmenin gerisinde kaldılar.

Göstermelik, ya da usul yönünden bir iki yılda yapılan danışma kurullarını daha çok kişisel çekişmeler, onun bunun adamı, kim gelecekte kiminle kol kola girecek tartışmalarının dışına çıkılmadı. Danışma kurulları özünden koptu. Partinin genel merkezinin yerellerde yapması öngörülen parti içi eğitimleri, denetlenme ve buralardan sonuç alıcı bir çalışmaları formal olanın dışında fazla bir etkisi görülmedi.

Son 10 yılda, parti politikasının ötesinde eski milletvekillerinin, eski il ve ilçe başkanlarının sürekli adamcılık üzerine kurduğu parti üye yapısı ve delege sisteminin dışında politik bir parti çalışmasından, sosyal demokrat parti ilkelerinin hayata geçmesinden çok, kişisel geleceklerinin yeniden kazanılması yada kaybedilmemesine hizmet eden bir anlayışa dönüştü.

Parti kadroları bırakın birlikte politika-siyaset yapmayı, yolda, caddede birbirleriyle gezmeye korkar oldular. ”Kiminle birlikte olursam karşı tarafın adamı olmam” düşüncesiyle yan yana gelmeye korkar oldu. Parti tabanı, üyeleri kendi aralarında bölündü. Oysa ki, Sosyal Demokrat ve SOL düşünceyi; diğer düşünce yapılarından ve oluşumlarından ayrı kılan ise, yaşanılan süreçlerden, olaylardan dersler çıkarmasıdır. “Eleştiri ve özeleştiri işleyişini kalıcı yaparak,çağının, yaşadığı koşulların geniş bir analizini, tahlilini yapıp, düşünce ve projeler üretmesidir.-İlkeli olmasıdır”-ilkelerinde ısrar etmesidir..

Bunun panzehirinin parti programında belirtildiği gibi, “Sosyal demokrat kimlikli bir parti olarak; çoğulculuk ve katılımcılığı, insan haklarını, özgürlük ve hukuk devleti kurallarına sahip çıkmayı, eşitlik ve adalet ilkelerini, dayanışmayı, barış ve hoşgörüyü, emeğin önceliği ve bütünlüğünü, Çevrenin ve doğanın korunmasını, Yani sosyal demokrasinin çağdaş evrensel değerlerini her koşul ve ortamda sahiplenen, politikalarını rehber edinmelidir.

Bunun için; iyi donanımlı, parti tüzük ve programını iyi özümsemiş, teorik donanıma sahip, parti örgütlerinin yerelde nasıl çalışmalı, kitlelerle nasıl bağ kurmalı, parti tüzüğünün emrettiği hangi alanlarda çalışmalar yapması gerektiğini bilen kadrolara ihtiyaç var. Gençliğin enerjisini ve dinamizmini değişimin itici gücüne dönüştürmek, değişim ve yenilik vizyonunu topluma aşılamayı önüne kayacak kadro politikasına ihtiyaç vardır. Kadınlarımızın, üretkenliğini, çalışkan, fedakâr, mücadeleci yanlarını öne çıkarak partiyi ayağa kaldırmalıyız.

DEĞERLİ PARTİLİLER

Türkiye 23 Haziran İstanbul seçimlerine kilitlenmiş durumda. Bunun nedeni, umudu bir adım daha yaklaştırdığı ve mücadele azmimizin yükselmesine yaptığı katkıdan dolayıdır. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun ülke genelinde milyonların gönlünde taht kurması nasıl önemli ise emeğin başkentinde seçim kaybetmek, partiyi kitlelerden koparmak da o kadar tehlikeli ve önemlidir. İşte bu nedenle bizler; CHP’nin önümüzdeki tarihlerde yapılacak olan delege seçimleri ardından ilçe ve il kongrelerinde partiyi daha güçlü, bölgeye umut veren mücadele noktasına yeniden kazandırmak için yola çıktık. Tüm partililerimizin, emeği geçmiş değerli üyelerimizin, parti büyüklerimizin, parti kitlemizin ve dostlarımızın yanımızda olmasını bekliyoruz” (Haber Merkezi)

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.